| Alem | Şube | Sınıf | Takım | Aile | Cins / Tür |
|---|---|---|---|---|---|
| Plantae | Spermatophyta | Dicotyledonae | Asterales | Asteraceae | Bidens frondosa L. |
Yaprak Suketeni
Bidens frondosa var. anomala Porter ex Fernald, Bidens frondosa var. caudata Sherff, Bidens frondosa f. frondosa, Bidens frondosa var. frondosa, Bidens frondosa var. minor Hook., Bidens frondosa var. pallida (Wiegand) Wiegand, Bidens frondosa var. puberula Wiegand, Bidens frondosa var. stenodonta Fernald & H.St. John (TPL, 2020).
Orijini Kuzey Amerika’dır. Bir yıllık, 20-200 (280) cm arasında boylanan, dik büyüyen ve kazık köklü bir bitkidir. Tür çok farklı ekosistemlerde yaşama şansı bulabilmektedir. Tarım alanlarında sorun olan bitki aynı zamanda, yol kenarlarında, göl ve göletlerin etrafında, ormanda alanlarda, çayırlık alanlarda, bataklık alanlar ve kenarlarında, hendek, drenaj ve suyolları kenarlarında gibi çok çeşitli yaşam alanlarında bulunabilir. Aynı zamanda insanların oluşturduğu; kentsel atıkların toplandığı alanlar, liman ve iskeleler, döküntü alanları gibi yaşam alanlarında rahatlıkla istila edebilmektedir. Bitki güneşli veya kısmen gölge alanları ve tınlı besin maddesince zengin nemli toprakları tercih eder. Bitkinin tuza dayanımı düşüktür (Tad ve ark., 2015). Sulanan ya da yüksek yağış alan bölgelerde başta çeltik olmak üzere diğer kültür bitkilerine de zarar verebilmektedir. Yaşama ve çimlenme kabiliyeti yüksek tohumları sayesinde hızlı yayılmakta ve kolay toplumlaşabilmektedir. Allelopatik özelliğe sahip (Wang ve ark., 2014) olduğundan doğal ve tarım bitkilerini olumsuz etkileyebilmektedir.
Orijini Kuzey Amerika’dır. Bir yıllık, 20-200 (280) cm arasında boylanan, dik büyüyen ve kazık köklü bir bitkidir. Belirgin şekilde dallanır, dört köşeli, hemen hemen tüysüz, nadiren bitkinin üst kısımları hafif tüylüdür. Yapraklar karşılıklı dizili, 3-5 yaprakçıktan oluşur ve 1-4 (6) cm uzunluğunda belirgin saplara sahiptirler. Yaprak ucundaki yaprakçık 3 cm’ye kadar belirgin saplıdır ve yan yaprakçık saplarınkinden (3-5 mm) belirgin uzundur. Yaprakçıklar mızraksı şekilde, sivri uçludur. Çiçek taç yaprakları 3 mm uzunluğunda, tabanı beyaz, ucu sarımsı renktedir. Meyveler (aken) yassı, 4-7 mm uzunlukta, siyahımsı-koyu kahverengindedir. Aken dişleri 2 adet ve 3 mm uzunluktadır (Coşkunçelebi ve ark., 2007; Tad ve ark., 2015). Hayat formu otsudur.
Tür çok farklı ekosistemlerde yaşama şansı bulabilmektedir. Tarım alanlarında sorun olan bitki aynı zamanda, yol kenarlarında, göl ve göletlerin etrafında, ormanda alanlarda, çayırlık alanlarda, bataklık alanlar ve kenarlarında, hendek, drenaj ve suyolları kenarlarında gibi çok çeşitli yaşam alanlarında bulunabilir. Aynı zamanda insanların oluşturduğu; kentsel atıkların toplandığı alanlar, liman ve iskeleler, döküntü alanları gibi yaşam alanlarında rahatlıkla istila edebilmektedir. Bitki güneşli veya kısmen gölge alanları ve tınlı besin maddesince zengin nemli toprakları tercih eder. Bitkinin tuza dayanımı düşüktür (Tad ve ark., 2015). Türkiye’de ilk kez 2007 yılında yapılan tespitler sonucunda Karadeniz bölgesinde Rize, Artvin ve Trabzon illerinde bitkinin varlığı tespit edilmiştir (Coşkunçelebi ve ark., 2007). Daha sonra 2014 yılında yapılan araştırmalar sonucunda aradan geçen kısa sürede bitkinin Doğu ve Orta Karadeniz bölgesine yayıldığı saptanmıştır (Önen, 2015). Tür Kuzey Amerika’ya özgü olup, ilk kez 17. yüzyılın ikinci yarısında İtalya'ya süs bitkisi olarak taşınmış ve 19. yüzyıldan itibaren tüm Avrupa'da görülmeye başlamıştır (Hegi, 1964; Danuso ve ark., 2012). Hâlihazırda ülkemizde ve Avrupa'nın tüm ülkelerine yayılmıştır (Kock, 1988; Keil, 1999). Ayrıca Asya ve Amerika'nın farklı bölgelerine de yayılışı bulunmaktadır. Dolayısıyla tropik ve sup-tropikler başta olmak üzere geniş yayılmıştır.
Sulanan ya da yüksek yağış alan bölgelerde başta çeltik olmak üzere diğer kültür bitkilerine de zarar verebilmektedir. Yaşama ve çimlenme kabiliyeti yüksek tohumları sayesinde hızlı yayılmakta ve kolay toplumlaşabilmektedir. Allelopatik özelliğe sahip (Wang ve ark., 2014) olduğundan doğal ve tarım bitkilerini olumsuz etkileyebilmektedir.
Türkiye’de ilk kez 2007 yılında yapılan tespitler sonucunda Karadeniz bölgesinde Rize, Artvin ve Trabzon illerinde bitkinin varlığı tespit edilmiştir (Coşkunçelebi ve ark., 2007). Daha sonra 2014 yılında yapılan araştırmalar sonucunda aradan geçen kısa sürede bitkinin Doğu ve Orta Karadeniz bölgesine yayıldığı saptanmıştır (Önen, 2015). Tür Kuzey Amerika’ya özgü olup, ilk kez 17. yüzyılın ikinci yarısında İtalya'ya süs bitkisi olarak taşınmış ve 19. yüzyıldan itibaren tüm Avrupa'da görülmeye başlamıştır (Hegi, 1964; Danuso ve ark., 2012). Hâlihazırda ülkemizde ve Avrupa'nın tüm ülkelerine yayılmıştır (Kock, 1988; Keil, 1999). Ayrıca Asya ve Amerika'nın farklı bölgelerine de yayılışı bulunmaktadır. Dolayısıyla tropik ve sup-tropikler başta olmak üzere geniş yayılmıştır.
Bitkinin tohumları bulaşık tohumluk, kuş ve çiftlik hayvan yemi, saman gibi ürünlerle uzak mesafelere ve geniş alanlara yayılabilmektedir. Diğer yandan bu işi tohumlarının ucunda bulunan sivri kıskaç şeklindeki iki dikeni sayesinde insan ve hayvanlara tutunarak da gerçekleştirmektedir. Ayrıca, tohumlar nehir ve suyolları, sert esen rüzgârlar, ulaşım araçları ile tarım alet ve ekipmanlarıyla kısa mesafelere taşınabilme potansiyeline sahiptir (Önen, 2015). Türün ülkemize giriş yolu kesin olarak bilinmemekle beraber ülkemizdeki muhtemel vektörlerinin tarımsal faaliyetler, kuşlar ve kürklü hayvanlar, rüzgâr- su gibi nedenler olduğu değerlendirilmektedir. Uluslararası alanda kullanılan terminoloji dikkate alındığında, hem bilmeden (insan faaliyetleri) hem de doğal yollarla (hayvanlar, su ve rüzgâr gibi) ülkemize girdiği değerlendirilmiştir.
Türün uçucu yağ ve ekstraktlarının antibakteriyel ve antioksidan etki yönüyle büyük bir potansiyele sahip olduğu belirlenmiştir (Rahman ve ark., 2011). Soğuk algınlığı ve akut bronşiyal ataklara karşı kullanıldığı da belirtilmektedir (Lestrange, 1977; Crowe, 1990).
Sulanan ya da yüksek yağış alan bölgelerde başta çeltik olmak üzere diğer kültür bitkilerine de zarar verebilmektedir. Yaşama ve çimlenme kabiliyeti yüksek tohumları sayesinde hızlı yayılmakta ve kolay toplumlaşabilmektedir. Allelopatik özelliğe sahip (Wang ve ark., 2014) olduğundan doğal ve tarım bitkilerini olumsuz etkileyebilmektedir.
Türkiye’de ilk kez 2007 yılında yapılan tespitler sonucunda Karadeniz bölgesinde Rize, Artvin ve Trabzon illerinde bitkinin varlığı tespit edilmiştir (Coşkunçelebi ve ark., 2007). Daha sonra 2014 yılında yapılan araştırmalar sonucunda aradan geçen kısa sürede bitkinin Doğu ve Orta Karadeniz bölgesine yayıldığı saptanmıştır (Önen, 2015). Tür Kuzey Amerika’ya özgü olup, ilk kez 17. yüzyılın ikinci yarısında İtalya'ya süs bitkisi olarak taşınmış ve 19. yüzyıldan itibaren tüm Avrupa'da görülmeye başlamıştır (Hegi, 1964; Danuso ve ark., 2012). Hâlihazırda ülkemizde ve Avrupa'nın tüm ülkelerine yayılmıştır (Kock, 1988; Keil, 1999). Ayrıca Asya ve Amerika'nın farklı bölgelerine de yayılışı bulunmaktadır. Dolayısıyla tropik ve sup-tropikler başta olmak üzere geniş yayılmıştır.