| Alem | Şube | Sınıf | Takım | Aile | Cins / Tür |
|---|---|---|---|---|---|
| Plantae | Spermatophyta | Dicotyledonae | Asterales | Asteraceae | Ambrosia artemisiifolia L. |
Arsız Zaylan
Ambrosia artemisiifolia f. artemisiifolia, Ambrosia artemisiifolia subsp. artemisiifolia, Ambrosia artemisiifolia var. artemisiifolia, Ambrosia artemisiifolia var. elatior (L.) Descourt., Ambrosia chilensis Hook. & Arn., Ambrosia elata Salisb., Ambrosia elatior L., Ambrosia elatior var. elatior, Ambrosia glandulosa Scheele, Ambrosia monophylla (Walter) Rydb., Ambrosia paniculata Michx., Ambrosia paniculata f. paniculata, Ambrosia paniculata var. paniculata, Ambrosia peruviana Cabrera, Iva monophylla Walter (TPL, 2020).
Orijini Kuzey Amerika’dır. Bir yıllık, 15-20 cm (nadiren 2 m) boylarda, çoğu zaman dallanmış, çalımsı görünüme sahip bir bitkidir. Dünyanın hemen hemen tüm kıtalarına yayılmış bir istilacıdır ve çok farklı iklim koşullarına, ekolojik bölgelere ve tarım sistemlerine adapte olabilmektedir. Bitki tarla ve bahçe bitkileri çayır ve mera alanları ve bağ alanları gibi çok farklı niteliklere sahip tarım ekosistemlerini istila edebilmektedir. Bunların dışında dere, kanal ve ırmak kenarları, karayolları ve demiryolları boyunca, tarla kenarları, boş ve döküntü alanları gibi alanlarda da sıklıkla rastlanmaktadır. Buza karşı tuzlama yapılan yol kenarlarında dahi gelişebilmektedir (Önen ve ark., 2015). Türkiye’deki varlığı 1995 yılında Trabzon’da saptanan türün Karadeniz Bölgesi’nde yayılımını sürdürmekte olduğu, parçalı bir yayılışla Trakya’da da yayıldığı görülmektedir. Dünyada Amerika, Avrupa, Afrika, Asya ve Avustralya kıtalarında yayılmıştır.
Orijini Kuzey Amerika’dır. Bir yıllık, 15-20 cm (nadiren 2 m) boylarda, çoğu zaman dallanmış, çalımsı görünüme sahip bir bitkidir. Gövde dik, dallanmış ve uzun-basık tüylüdür. Yapraklar 5-10 cm uzunluğunda, kısa saplı, çoğunlukla gövdenin alt kısımda karşılıklı üst kısmında sarmal dizilişli, yaprak ayası ince pinnat parçalıdan tripinnat parçalıya kadar değişen şekillerde parçalı, en üst kısımdakiler nadiren lopsuzdur. Erkek ve dişi çiçek tablaları genellikle bitkinin farklı bölgelerinde bulunur. Bitkiler nadiren tamamen dişi çiçeklere sahip olabilir. Çiçek tablalarındaki brakteler birleşiktir. Dişi çiçek tablaları 1-çiçekli, sapsız, küçük yapılı olup gösterişli değillerdir. Erkek çiçek tablaları (kapitula) çiçek salkımının uç kısımlarında bulunurken, dişi çiçek tablaları 2-3’lü salkımlar halinde veya tek tek çiçek salkımının alt kısmında ve üst yaprakların yaprak koltuklarında bulunur. Erkek çiçek tablalarında göze çarpacak şekilde belirgin sarı renkli 5-25 çiçek yer alır. İnce ve kısa saplı çok sayıdaki erkek çiçek tablası uzun başak benzeri salkımlar oluşturacak şekilde bir arada bulunur (Bayfield ve Baytop, 1998; Önen ve ark., 2015). Hayat formu otsudur.
Dünyanın hemen hemen tüm kıtalarına yayılmış bir istilacıdır ve çok farklı iklim koşullarına, ekolojik bölgelere ve tarım sistemlerine adapte olabilmektedir. Bitki tarla ve bahçe bitkileri çayır ve mera alanları ve bağ alanları gibi çok farklı niteliklere sahip tarım ekosistemlerini istila edebilmektedir. Bunların dışında dere, kanal ve ırmak kenarları, karayolları ve demiryolları boyunca, tarla kenarları, boş ve döküntü alanları gibi alanlarda da sıklıkla rastlanmaktadır. Buza karşı tuzlama yapılan yol kenarlarında dahi gelişebilmektedir (Önen ve ark., 2015). Türkiye’deki varlığı 1995 yılında Trabzon’da saptanan türün Karadeniz Bölgesi’nde yayılımını sürdürmekte olduğu, parçalı bir yayılışla Trakya’da da yayıldığı görülmektedir (Şekil 2 42). Dünyada Amerika, Avrupa, Afrika, Asya ve Avustralya kıtalarında yayılmıştır. Bulgaristan, Ermenistan, Gürcistan ve diğer Doğu Akdeniz ülkeleri ile Kuzey Afrika risk altındaki bölgeler içinde sayılmaktadır. Avrupa ülkeleri, Rusya ve Azerbaycan yayılımının tespit edildiği diğer ülkelerdir (EPPO, 2020).
Tarım ve tarım dışı alanlarda büyük sorunlara neden olabilmektedir. Bitki kültür bitkileri ile rekabete girmekte ve önemli verim kayıplarına neden olabilmektedir. Başta tahıllar olmak üzere, bütün tarla bitkilerinde (soya, ayçiçeği, patates, mısır, tütün gibi) önemli verim ve kalite düşüşlerine sebep olmaktadır. Bitki çiftlik hayvanları için lezzetli bulunmadığından tercih edilmez, bu sebeple istila edilen çayır ve mera alanlarının kullanımını da önemli ölçüde sınırlandırmaktadır. Buna ek olarak, polenleri insanlar için güçlü alerjik etkiye sahiptir. Polenleri veya bitkinin kendisi aynı zamanda deri yangısına (dermatite) neden olmaktadır. Karayolu ve demir yolu kenarları, döküntü alanları, su kanalları, dere kenarları vb. tarım dışı alanlar ile doğal ekosistemleri de hızla kaplamakta ve buralarda önemli sorunlara neden olmaktadır. Toprak verimliliğini etkileyerek özellikle tarım alanlarında önemli zararlara neden olmaktadır.
İklim değişikliğine bağlı olarak, bitkinin artan yoğunluk ve yaygınlığının beraberinde tarımsal ve doğal ekosistemlerde oluşturacağı sorunları artıracağı, bu artışın insan sağlığı açısından da daha büyük problemlere yol açabileceği; dolayısıyla istilacı türün öneminin daha da artabileceği öngörülmektedir.
Dünyanın önemli istilacı türleri arasında yer almakta ve tohumları bulaşık tohumluk, kuş ve çiftlik hayvan yemi, kuru ot ve saman gibi ürünler ile geniş alanlara ve uzak mesafelere yayılabilmektedir. Tohumlar kuşlarla, akarsular ve güçlü rüzgârlarla, kuru ot veya sap balyaları, hafriyat ve inşaat ekipmanları, tarım makinaları, yol kenarlarında tekerlere yapışan çamurlarla vb. ile kısa mesafelere yayılırlar. Türün Ülkemize giriş yolu kesin olarak bilinmemekle beraber farklı yer ve habitatlarda giriş ve yayılma yolları değişebilmektedir (Zambak ve Uludağ, 2019). Ülkemizdeki muhtemel vektörlerinin hayvan, hayvan yemleri ve rüzgâr-akarsu gibi doğal nedenler olduğu değerlendirilmektedir (USDA, 2012). Uluslararası alanda kullanılan terminoloji dikkate alındığında, hem bilmeden (insan faaliyetleri) hem de doğal yollarla (hayvanlar, akarsular ve rüzgâr gibi) ülkemize girdiği değerlendirilmiştir.
Lezzetli olmadığından hayvan yemi olarak tercih edilmez, bu sebeple istila edilen çayır ve mera alanlarının kullanımını da önemli ölçüde sınırlandırmaktadır. Ayrıca yeme karıştığında yemin kalitesini düşürmekte ve sığırlar tarafından tüketildiğinde süt ürünlerinin kalitesini olumsuz etkilemektedir. Dolayısıyla bitki kabul gören bir kullanıma sahip değildir.
Arsız Zaylan için dağıtım kaydı olan il veya denizler
| Adi | Açıklama | # | |
|---|---|---|---|
| 1 | Kırklareli | Detay |
Tarım ve tarım dışı alanlarda büyük sorunlara neden olabilmektedir. Bitki kültür bitkileri ile rekabete girmekte ve önemli verim kayıplarına neden olabilmektedir. Başta tahıllar olmak üzere, bütün tarla bitkilerinde (soya, ayçiçeği, patates, mısır, tütün gibi) önemli verim ve kalite düşüşlerine sebep olmaktadır. Bitki çiftlik hayvanları için lezzetli bulunmadığından tercih edilmez, bu sebeple istila edilen çayır ve mera alanlarının kullanımını da önemli ölçüde sınırlandırmaktadır. Buna ek olarak, polenleri insanlar için güçlü alerjik etkiye sahiptir. Polenleri veya bitkinin kendisi aynı zamanda deri yangısına (dermatite) neden olmaktadır. Karayolu ve demir yolu kenarları, döküntü alanları, su kanalları, dere kenarları vb. tarım dışı alanlar ile doğal ekosistemleri de hızla kaplamakta ve buralarda önemli sorunlara neden olmaktadır. Toprak verimliliğini etkileyerek özellikle tarım alanlarında önemli zararlara neden olmaktadır.
İklim değişikliğine bağlı olarak, bitkinin artan yoğunluk ve yaygınlığının beraberinde tarımsal ve doğal ekosistemlerde oluşturacağı sorunları artıracağı, bu artışın insan sağlığı açısından da daha büyük problemlere yol açabileceği; dolayısıyla istilacı türün öneminin daha da artabileceği öngörülmektedir.