| Alem | Şube | Sınıf | Takım | Aile | Cins / Tür |
|---|---|---|---|---|---|
| Plantae | Spermatophyta | Dicotyledonae | Asterales | Asteraceae | Xanthium strumarium L. |
Koca Pıtrak, Domuz pıtrağı, Sıraca otu, Büyük sıraca otu, İri domuz pıtrağı, Kazık otu, Kaymakam pamuğu
Xanthium strumarium var. arenarium (Lasch) Uechtritz (TPL, 2020).
Orijini Kuzey Amerika’dır. Kökleri kazık kök şeklinde olan gövdesi 15-80 cm’ye kadar boylanabilen, dikensiz, dallanmış, tüylü veya tüysüz bitkilerdir. Ilıman bölgelerde yoğun olarak görülmekle birlikte subtropik ve tropik ikliminin hakim olduğu bölgelerde de rastlanmaktadır (Holm et al., 1991). Tarım alanları, su kıyıları, bataklıklar, çayır-mera alanları, ormanlık alanlar ve tarım dışı alanlar gibi birçok alanda yayılış göstermektedirler. Türkiye’de İstanbul, Bolu, Adapazarı, Kastamonu, Kütahya, Samsun, İzmir, Manisa, Ankara, Erzurum, Van, Şanlıurfa, Elazığ, Diyarbakır, Denizli, Antalya, Adana, Mardin vb pek çok ilde bitkinin varlığı bildirilmiştir (Davis et al., 1975). Önemli tarım bitkileri olan soya, pamuk, mısır, ayçiçeği ve yerfıstığı gibi türlerin yetiştirildiği alanlarda verim kaybına sebep olur. (Webster & Coble, 1997). Bitkiler çok aşırı miktarlarda alerjenik polen üretebilmektedirler (Reddi et al., 1980). Ayrıca yapraklar üzerinde bulunan salgı bezli tüylerin de hassas kişilerin cildi ile teması durumunda cilt iltihaplarına neden olabileceği belirtilmiştir (King, 1966).
Orijini Kuzey Amerika’dır. Kökleri kazık kök şeklinde olan gövdesi 15-80 cm’ye kadar boylanabilen, dikensiz, dallanmış, tüylü veya tüysüz bitkilerdir. Yapraklar kamamsı, yumurta şeklinde, düzensiz 3-5 parçalı veya dişli olup, her iki yüzü de kısa tüylerle kaplıdır. Erkek çiçekler bitkinin uç kısımlarında yuvarlak görünümlüdür. Yaprak koltuklarında bir veya genellikle iki çiçekli dişi çiçek tablası bulunur. Meyve 12-30 x 8-20 mm, elips şeklindedir, üst yüzeyi çengel şeklinde dikenciklerle kaplıdır ve uç kısımlarında iki boynuzumsu çıkıntılı, grimsi-kahverenginden kırmızımsı kadar değişen renklerde, iki tohum taşır (Davis et al., 1975; Uygur ve ark., 1990; Gönen ve Uygur, 1999). Hayat formu otsudur.
"Ilıman bölgelerde yoğun olarak görülmekle birlikte subtropik ve tropik ikliminin hakim olduğu bölgelerde de rastlanmaktadır (Holm et al., 1991). Tarım alanları, su kıyıları, bataklıklar, çayır-mera alanları, ormanlık alanlar ve tarım dışı alanlar gibi birçok alanda yayılış göstermektedirler. Ağır killi topraklardan kumlu topraklara kadar farklı toprak yapısında gelişebilirler. Işığa ihtiyacı fazla olduğundan gölgelik alanda iyi gelişemezler (Weaver & Lechowicz, 1983). Ayrıca besin maddelerince fakir ve toprak neminin az olduğu topraklara da iyi gelişemezler. Kültür bitkilerinin yetiştirildiği alanlarda, sahil ve kıyı kesimlerde, akarsu ve nehir kenarlarında, tren yolu dolgu topraklarında, yol kenarlarında, tarla kenarlarında ve boş alanlarda görülmektedir (Kaul, 1971). Kısa-gün bitkisi domuz pıtrağının çiçeklenme başlangıcı 35 ºC’nin üzerindeki sıcaklıklardan (özellikle karanlık dönemde iken) olumsuz etkilenmektedir (Lee, 1996). Tohumlarının çimlenebilmesi için yüksek oranda toprak nemine (%75) ve 20-30 C veya 25-33 C sıcaklığa gereksinimleri vardır (Lee, 1996 ).
Türkiye’de İstanbul, Bolu, Adapazarı, Kastamonu, Kütahya, Samsun, İzmir, Manisa, Ankara, Erzurum, Van, Şanlıurfa, Elazığ, Diyarbakır, Denizli, Antalya, Adana, Mardin vb pek çok ilde bitkinin varlığı bildirilmiştir (Davis et al., 1975). Bitki Kuzey Amerika Kıtası orijinli olup, Kanada’nın güneyinden Amerika Birleşik Devletleri boyunca Meksika içlerine kadar bir alan anavatanı kabul edilir ve bu yerlerde mısır ve soya fasulyesinde yaygın olarak bulunmaktadır (Lee, 1996). Ancak, domuz pıtrağının anavatanı konusunda kesin olmayıp belirsizlikler nedeniyle anavatanı konusu halen araştırılmaktadır. Love ve Dansereau (1959), bu yabancı otun anavatanının Orta ve Güney Amerika olduğuna inanır. Ancak bitkinin anavatanının Kuzey Amerika olduğu görüşü daha yaygındır."
Önemli tarım bitkileri olan soya, pamuk, mısır, ayçiçeği ve yerfıstığı gibi türlerin yetiştirildiği alanlarda verim kaybına sebep olur. (Webster & Coble, 1997). Tek yıllık yabancı otlar içerisinde soya fasulyesinde Amerika’da en fazla verim kaybına neden olan bitki türlerinden biridir (Stoller et al., 1987). Benzer verim kayıpları Kanada da rapor edilmiştir (Weaver, 1991). Bu tür soya fasulyesinde direk verim kayıplarının yanı sıra soyayla rekabeti sonucunda tohum kalitesini de düşürmektedir. Meyvelerinin hayvanların ayaklarındaki kıllara, atların ise kuyruklarına ve yelelerine yapışmasının hayvanları rahatsız ettiği bilinmektedir. Ayrıca sığır ve koyunları otlanma sırasında genç bitkileri ve tohumları yemesi durumunda hayvanların zehirlenebilecekleri belirtilmiştir. Ayrıca bunların hayvanlarda sindirim sistemini olumsuz etkilediği ve kansızlığa neden olabildiği bildirilmektedir.
"Bitkinin esas çoğalması tohumla olur. Her birey ortalama olarak 70 - 600 adet meyve ve her bir meyve iki tohum taşır. Geniş ve açık alanlarda, uygun gelişme koşulları altında ise bu sayı 2300 meyve/bitkiye ulaşabilmektedir. Besin ve tuz bakımından fakir olan topraklarda büyüyen bodur bireyler bile çimlenme özelliğine sahip çok sayıda canlı tohumlar üretebilmektedir (Weaver & Lechowicz,1983). Meyveleri çengel şeklinde dikenlere sahip olması onların çok uzaklara taşınmasında etkili olur (Roth, 2001). Meyveleri sulama suları, akarsular, kuşlar, hayvanlar, tarım alet ve makinaları, iyi yanmamış çiftlik gübreleri, kuru ot balyaları veya insan aracılığıyla geniş alanlara ve uzak mesafelere yayılabilmektedir. Dolayısıyla bulaşmayı önleyici tedbirlerin alınması büyük önem taşımaktadır. Güçlü bir kök sistemine sahip oluşu, tohumlarının hızlı gelişmesi, tohumlarının nispeten iri oluşu, çok sayıda tohum üretebilmesi, tohumlarının uzun süreli canlı kalabilmesi, tohumlarının kolay bir şekilde yayılabilmesi, farklı iklim koşullarına ve farklı yaşam alanlarına adapte olabilmesi gibi özellikleri nedeniyle geniş alanlara kolaylıkla yayılmasına imkân verir.
Türün ülkemize giriş yolu kesin olarak bilinmemekle beraber ülkemizdeki muhtemel vektörlerinin insan faaliyetleri, hayvan hareketliliği gibi nedeneler olduğu değerlendirilmektedir. Uluslararası alanda kullanılan terminoloji dikkate alındığında, hem bilmeden (insan faaliyetleri) hem de doğal yollarla (hayvanlar) ülkemize girdiği değerlendirilmiştir.
"
"Bitkinin sıtmanın tedavisinde ilaç olarak kullanıldığı ve sarı renkli boyar madde eldesinde kullanıldığı belirtilmektedir (CABI, 2020).
Bitkiler çok aşırı miktarlarda alerjenik polen üretebilmektedirler (Reddi et al., 1980). Ayrıca yapraklar üzerinde bulunan salgı bezli tüylerin de hassas kişilerin cildi ile teması durumunda cilt iltihaplarına neden olabileceği belirtilmiştir (King, 1966)."
Koca Pıtrak, Domuz pıtrağı, Sıraca otu, Büyük sıraca otu, İri domuz pıtrağı, Kazık otu, Kaymakam pamuğu için dağıtım kaydı olan il veya denizler
| Adi | Açıklama | # | |
|---|---|---|---|
| 1 | Afyonkarahisar | Detay |
| Adi | Açıklama | # | |
|---|---|---|---|
| 1 | Diyarbakır | Detay |
| Adi | Açıklama | # | |
|---|---|---|---|
| 1 | Kırklareli | Detay |
| Adi | Açıklama | # | |
|---|---|---|---|
| 1 | Kahramanmaraş | Detay |
Önemli tarım bitkileri olan soya, pamuk, mısır, ayçiçeği ve yerfıstığı gibi türlerin yetiştirildiği alanlarda verim kaybına sebep olur. (Webster & Coble, 1997). Tek yıllık yabancı otlar içerisinde soya fasulyesinde Amerika’da en fazla verim kaybına neden olan bitki türlerinden biridir (Stoller et al., 1987). Benzer verim kayıpları Kanada da rapor edilmiştir (Weaver, 1991). Bu tür soya fasulyesinde direk verim kayıplarının yanı sıra soyayla rekabeti sonucunda tohum kalitesini de düşürmektedir. Meyvelerinin hayvanların ayaklarındaki kıllara, atların ise kuyruklarına ve yelelerine yapışmasının hayvanları rahatsız ettiği bilinmektedir. Ayrıca sığır ve koyunları otlanma sırasında genç bitkileri ve tohumları yemesi durumunda hayvanların zehirlenebilecekleri belirtilmiştir. Ayrıca bunların hayvanlarda sindirim sistemini olumsuz etkilediği ve kansızlığa neden olabildiği bildirilmektedir.