| Alem | Şube | Sınıf | Takım | Aile | Cins / Tür |
|---|---|---|---|---|---|
| Animalia | Chordata | Aves | Psittaciformes | Psittacidae | Myiopsitta monachus |
Keşiş Papağanı
"Myiopsitta monachus monachus (Boddaert, 1783) Myiopsitta monachus cotorra (Vieillot, 1818) Myiopsitta monachus calita (Jardine & Selby, 1830)"
"Orta boyda bir papağandır. Boyu 29 cm, kanat açıklığı 53 cm, ağırlığı 90-120 gramdır. Alın, yüz, boğaz, boyun ve göğüs gridir. Ense, kafanın arkası, sırt, kuyruk sokumu ve kuyruk yeşildir. Kanatlar koyu yeşildir. Dıştaki el telekleri ve kol telekleri mavidir. Kuyruk uzun ve basamaklıdır. Gaga kalın, kısa, sarımsı kahverengidir. Gaga ucu küttür. İris koyu kahverengidir. Bacaklar gridir. Dişi ve erkek aynı görünümdedir (Kolar ve Spitzer, 1990; Burgio vd., 2020). Myiopsitta monachus açık alanları tercih eder. Yerli olduğu bölgelerde savanadaki ağaçlık alanlarda, çiftliklerde, plantasyon alanlarında, bahçelerde, dikilmiş ormanlarda bulunur. Deniz seviyesinden 1600 metre yükseklikteki alanlara kadar görülebilir. İstila ettiği bölgelerde şehirlerdeki ağaçlık alanlarda, parklarda bulunur (Minor vd., 2012). Doğal olarak bulunduğu alanlarda Keşiş papağanı tarım zararlısı olarak değerlendirilmektedir. Meyve bahçelerine ve tarımsal ürünlere zarar vermektedir. Ayrıca üreyen kuşların elektrik tellerine çarpması ile elektrik kesintilerine sebep oldukları bildirilmiştir. İstilacı olduğu bölgelerde ise genellikle etkileri yuva davranışları ile ilişkili olarak verilmektedir. 1960’lı yıllardan bu yana ticareti yapılan bir kafes kuşudur. Güzelliği ve zekâsı nedeniyle çok tercih edilir (Campbell, 2000). Doğal dağılım alanı: Subtropikal ve ılıman Güney Amerika, Bolivya, Paraguay, Uruguay, Güney Brezilya ve Patagonya’nın güneyi ülkelerde Ant Dağlarının alçak bölgeleri olan kesimlerde dağılım gösterir (Campbell, 2000; IUCN, 2020).Evcil hayvan ticareti kapsamında, yoğun ticareti yapılan ve CITES kapsamında olan bir türdür. 1968-1972 yılları arasında yaklaşık 65.000 Keşiş papağanı Amerika’ya getirilmiştir (Spreyer ve Bucher, 1998). Doğal alanının dışında gözlendiği yerlere kafes ticareti kapsamında getirilmiştir.
CITES kayıtlarına göre Türkiye’ye 2005 yılından beri ithal edilen Keşiş papağanının doğadaki ilk ve tek kaydı Mart 2020’de İstanbul’dandır. "
Orta boyda bir papağandır. Boyu 29 cm, kanat açıklığı 53 cm, ağırlığı 90-120 gramdır. Alın, yüz, boğaz, boyun ve göğüs gridir. Ense, kafanın arkası, sırt, kuyruk sokumu ve kuyruk yeşildir. Kanatlar koyu yeşildir. Dıştaki el telekleri ve kol telekleri mavidir. Kuyruk uzun ve basamaklıdır. Gaga kalın, kısa, sarımsı kahverengidir. Gaga ucu küttür. İris koyu kahverengidir. Bacaklar gridir. Dişi ve erkek aynı görünümdedir (Kolar ve Spitzer, 1990; Burgio vd., 2020).
"Myiopsitta monachus açık alanları tercih eder. Yerli olduğu bölgelerde savanadaki ağaçlık alanlarda, çiftliklerde, plantasyon alanlarında, bahçelerde, dikilmiş ormanlarda bulunur. Deniz seviyesinden 1600 metre yükseklikteki alanlara kadar görülebilir. İstila ettiği bölgelerde şehirlerdeki ağaçlık alanlarda, parklarda bulunur (Minor vd., 2012). Doğal dağılım alanı: Subtropikal ve ılıman Güney Amerika, Bolivya, Paraguay, Uruguay, Güney Brezilya ve Patagonya’nın güneyi ülkelerde Ant Dağlarının alçak bölgeleri olan kesimlerde dağılım gösterir (Campbell, 2000; IUCN, 2020).
Doğal dağılımı dışında olan alanlar: Doğu Birleşik Devletler, Güney Kanada, İspanya, İtalya, Fransa, Belçika, Almanya, Avusturya, Hollanda, Çekya, Kenya, Japonya, Bermuda, Porto Riko, Bahamalar ve İngiltere (Campbell, 2000).
Türkiyede sadece İstanbuldan kaydı bilinmektedir. İlk olarak Mart 2020’de bir çift olarak gözlenen Keşiş papağana ait başka kayıtlar da gelmiştir. Bu bireylerin kafes kaçkını olduğu bildirilmiştir.
"
"Monogamdır. Kur davranışı oldukça kısa sürer. Çiftleşme yuvada gerçekleşir. Kuzey Amerika’da çiftleşme ilkbaharda, Nisan ortası – Haziran sonu arasında gözlenmiştir (Hyman ve Pruett-Jones, 1995). Güney Amerika’da kur davranışı ve çiftleşme Ekim ayında tespit edilmiştir (Martella, 1985). Yuva yapımı ve tamiri genel olarak yaz ve ilkbahar dönemlerinde gerçekleşir. Kuzey Amerika’da yumurtlama Nisan – Temmuz aylarındadır. Güney Amerika’da yumurtlama Kasım – Aralık aylarındadır. Esaret altındayken yılda 2-3 kez ürer. Ancak doğada 1-2 kez ürerler. Yuvalarını doğal ya da yapay her türlü uzun yapıların üzerine yapar. Genelde Fraxinus pennsylvanica, Picea abies, Abies sp., Phoenix sp. ağaçlarının yanı sıra elektrik ve telefon direklerini tercih eder. Yüksek yerlere yaptıkları yuvalarda bir ya da birkaç giriş bulunur (Hyman ve Pruett-Jones, 1995).
Kuzey Amerika’da kuluçka büyüklüğü tek girişi olan yuvalarda ortalama 4,9 yumurta iken, çok sayıda girişi olan yuvalarda ortalama 5,6 yumurta olarak tespit edilmiştir. Güney Amerika’da ise kuluçka büyüklüğü ilk üremede ortalama 5-7 yumurta, sonraki üremelerde 8-12 yumurta olarak tespit edilmiştir (Avery vd., 2012).
İlk yumurtayı bıraktıktan hemen sonra dişiler kuluçkaya yatar. Erkekler kuluçkaya yatmaz. Kuluçka süresince erkek, dişiye besin getirir. Kuluçka süresi 25-28 gündür (Eberhard, 1998). Yumurtadan çıkan yavrunun yaklaşık palazlanma süresi 35-40 gündür (Navarro ve Bucher, 1990). Yavru bakımına her iki eşey de katılır.
"
"Yaşam döngüsü aşamaları Kuzey ve Güney yarımkürede oldukça farklılık göstermektedir. Her iki yerde de göçmen değildir. Arjantin’de üreme faaliyetleri Ekim başı – Aralık sonu gerçekleşir. Yavru bakımı ise Kasım ortası – Şubat ortası arasındadır. Tüy değişimi ise genel olarak Aralık – Haziran ortası arasında gerçekleşir.
Florida’da üreme faaliyetleri Ekim başı – Aralık sonu gerçekleşir. Yavru bakımı ise Nisan ortası – Temmuz ortası arasındadır. Tüy değişimi ise genel olarak Nisan – Ekim ortası arasında gerçekleşir.
"
Öncelikli olarak tohumlar, yaprak tomurcukları, meyveler, fındık ve çiçeklerden oluşur. Nadiren böcekler ve larvaları ile beslenir. Güney Amerika’da Asteraceae ve Poaceae tohumları, palmiye ve yerli bazı ağaçların meyveleri, Celtis spinosa, Triticum sp., Helianthus sp., Zea mays, Oryza sativa, Sorghum vulgare gibi türlerin tohumları ile beslenir (Forshaw, 1989).
"Doğal olarak bulunduğu alanlarda Keşiş papağanı tarım zararlısı olarak değerlendirilmektedir. Meyve bahçelerine ve tarımsal ürünlere zarar vermektedir. Ayrıca üreyen kuşların elektrik tellerine çarpması ile elektrik kesintilerine sebep oldukları bildirilmiştir. İstilacı olduğu bölgelerde ise genellikle etkileri yuva davranışları ile ilişkili olarak verilmektedir. Keşiş papağanları elektrik ve telefon direkleri üzerine oldukça büyük yuvalar yapmaktadır. Elektrik direklerinde yuvalar elektrik kesintilerine, yangınlara neden olabilmektedir. Özellikle yağışlı zamanlarda sıklıkla bildirilen bir problemdir. Elektrik kesintisi, elektrik malzemelerinde hasar gibi ekonomik kayıplara neden olabilir (Newman vd., 2004). Maliyeti konusunda çeşitli beyanlar olsa da Güney Florida’da 2001 yılında 5 aylık bir sürede Keşiş papağanları toplam 198 elektrik kesintisine neden olmuştur. Bununla ilişkili olarak elektrik satımı ile ilgili kayıp 24.000 Dolar, tamirat için yapılan harcamalar ise 221.000 Dolar olarak hesaplanmıştır (Newman vd., 2004).
İstilacı olduğu alanlarda ne tarım zararlısı olarak ne de başka türlerle rekabet ettiği raporlanmıştır.
"
"Önleme tedbirleri: Amerika’da sayılarının hızla artması sonucunda, 1973 yılında bir eradikasyon programına başlanmıştır. New York, New Jersey, Virginia ve Kaliforniya’da öldürülen Keşiş papağanları mevcut Keşiş papağanlarının yaklaşık %87’sini oluşturmaktaydı. Bu eyaletlerden Kaliforniya dışındakiler herhangi bir kontrol ve yönetim mekanizması geliştirmemiştir. Kaliforniya, türü kontrol altında tutmaya devam tek eyaletti ve Keşiş papağanlarının ithalat, taşıma ve sahip olma durumlarına sınırlama getirmiş ve özel izin gerekli kılmıştır (Spreyer ve Bucher, 1998).
Şili’de sayılarının 1972 yılından bu yana artması nedeniyle 1997 yılında tür ile ilgili bir yasaklama yürürlüğe sokmuştur. Amerika’nın genelini kapsayan bir yönetim söz konusu değildir, sadece eyaletler bazında alınan çeşitli kısıtlama tedbirleri vardır (Newman vd., 2004).
Avustralya Kırsal Bilimler Bürosu risk değerlendirmesi ile ilgili bir çalışma yaparak egzotik türlerin ithalatı ile ilgili başvuruların nasıl değerlendirileceği ile ilgili bir temel oluşturmuştur. Bir egzotik türü bir tehlike kategorisine koyabilmek için 3 risk kategorisi tanımlanmıştır: 1- kaçan ya da serbest bırakılan kuşlar insanlara zarar verebilir, 2- kaçan ya da serbest bırakılan kuşlar doğada yabani popülasyonlar oluşturabilir, 3-bu tür eğer bir yabani popülasyon oluşturabilirse, zararlı olabilir. Bu üç kriter ekstrem, ciddi, orta, düşük kategorilerinde derecelendirilmektedir. Keşiş papağanı Avustralya için bütün bu kategoriler referans alınarak “ekstrem” kategorisinde sınıflandırılmıştır. Bu nedenle türün ülkeye ne getirilmesine ne de sahip olunmasına izin verilmektedir (Bomford, 2003).
Fiziksel: Longan meyve bahçelerine çok büyük zarar verdikleri için karkas asma, ağaçlara yansımalı nesneler asma kuşları uzak tutmak için alınmış bazı önlemlerdi. İşe yarar, önerilen diğer önlemler arasında; alanların etrafına papağanları uzak tutacak ağların gerilmesi, yuva yapımlarını engelleyici bazı caydırıcıların uygulanması yer almaktadır. Şu an yuva yapımlarının engellenmesi ve yakalanarak alandan çıkarılmalı uygulanabilen en fizibl çalışmadır (Newman vd., 2004).
Kimyasal: Güney Amerika’da Azodrin ve Carbofuran gibi organofosfor içeren pestisitlerin yuva girişine sıkıldığında bireyleri öldürdüğü tespit edilmiştir. Ancak bu tür metot hedef dışı türler için de riskli olabilmektedir (Spreyer ve Bucher, 1998).
Keşiş papağanın kontrol ve yönetiminin sağlanabilmesi için yuva alanlarının tahrip edilmesi ve türün yakalanması gibi entegre uygulamaların birlikte gerçekleştirilerek bir başarı elde edilmeye çalışılmalıdır.
"
"Evcil hayvan ticareti kapsamında, yoğun ticareti yapılan ve CITES kapsamında olan bir türdür. 1968-1972 yılları arasında yaklaşık 65.000 Keşiş papağanı Amerika’ya getirilmiştir (Spreyer ve Bucher, 1998). Doğal alanının dışında gözlendiği yerlere kafes ticareti kapsamında getirilmiştir.
CITES kayıtlarına göre Türkiye’ye 2005 yılından beri ithal edilen Keşiş papağanının doğadaki ilk ve tek kaydı Mart 2020’de İstanbul’dandır. Bu gözlemde Keşiş papağanı çift olarak kaydedilmiştir. Bu bireylerin kafes kaçkını olduğu bildirilmiştir. Keşiş papağanının petshoplarda ve internet üzerinden satışı yaygın olarak yapılmaktadır. Son yıllarda resmi yollarla ithalatı yapılan Keşiş papağan sayısında artışlar görüldüğü için (2017 yılında 200, 2018 yılında 470, 2019 yılında 310) kasıtlı ya da kazara bırakılma sonucu doğada daha fazla gözlemleneceği düşünülmektedir. Gözlenen bireylerin izlemeye alınması önemlidir.
"
1960’lı yıllardan bu yana ticareti yapılan bir kafes kuşudur. Güzelliği ve zekâsı nedeniyle çok tercih edilir (Campbell, 2000).
"Doğal olarak bulunduğu alanlarda Keşiş papağanı tarım zararlısı olarak değerlendirilmektedir. Meyve bahçelerine ve tarımsal ürünlere zarar vermektedir. Ayrıca üreyen kuşların elektrik tellerine çarpması ile elektrik kesintilerine sebep oldukları bildirilmiştir. İstilacı olduğu bölgelerde ise genellikle etkileri yuva davranışları ile ilişkili olarak verilmektedir. Keşiş papağanları elektrik ve telefon direkleri üzerine oldukça büyük yuvalar yapmaktadır. Elektrik direklerinde yuvalar elektrik kesintilerine, yangınlara neden olabilmektedir. Özellikle yağışlı zamanlarda sıklıkla bildirilen bir problemdir. Elektrik kesintisi, elektrik malzemelerinde hasar gibi ekonomik kayıplara neden olabilir (Newman vd., 2004). Maliyeti konusunda çeşitli beyanlar olsa da Güney Florida’da 2001 yılında 5 aylık bir sürede Keşiş papağanları toplam 198 elektrik kesintisine neden olmuştur. Bununla ilişkili olarak elektrik satımı ile ilgili kayıp 24.000 Dolar, tamirat için yapılan harcamalar ise 221.000 Dolar olarak hesaplanmıştır (Newman vd., 2004).
İstilacı olduğu alanlarda ne tarım zararlısı olarak ne de başka türlerle rekabet ettiği raporlanmıştır.
"
"Önleme tedbirleri: Amerika’da sayılarının hızla artması sonucunda, 1973 yılında bir eradikasyon programına başlanmıştır. New York, New Jersey, Virginia ve Kaliforniya’da öldürülen Keşiş papağanları mevcut Keşiş papağanlarının yaklaşık %87’sini oluşturmaktaydı. Bu eyaletlerden Kaliforniya dışındakiler herhangi bir kontrol ve yönetim mekanizması geliştirmemiştir. Kaliforniya, türü kontrol altında tutmaya devam tek eyaletti ve Keşiş papağanlarının ithalat, taşıma ve sahip olma durumlarına sınırlama getirmiş ve özel izin gerekli kılmıştır (Spreyer ve Bucher, 1998).
Şili’de sayılarının 1972 yılından bu yana artması nedeniyle 1997 yılında tür ile ilgili bir yasaklama yürürlüğe sokmuştur. Amerika’nın genelini kapsayan bir yönetim söz konusu değildir, sadece eyaletler bazında alınan çeşitli kısıtlama tedbirleri vardır (Newman vd., 2004).
Avustralya Kırsal Bilimler Bürosu risk değerlendirmesi ile ilgili bir çalışma yaparak egzotik türlerin ithalatı ile ilgili başvuruların nasıl değerlendirileceği ile ilgili bir temel oluşturmuştur. Bir egzotik türü bir tehlike kategorisine koyabilmek için 3 risk kategorisi tanımlanmıştır: 1- kaçan ya da serbest bırakılan kuşlar insanlara zarar verebilir, 2- kaçan ya da serbest bırakılan kuşlar doğada yabani popülasyonlar oluşturabilir, 3-bu tür eğer bir yabani popülasyon oluşturabilirse, zararlı olabilir. Bu üç kriter ekstrem, ciddi, orta, düşük kategorilerinde derecelendirilmektedir. Keşiş papağanı Avustralya için bütün bu kategoriler referans alınarak “ekstrem” kategorisinde sınıflandırılmıştır. Bu nedenle türün ülkeye ne getirilmesine ne de sahip olunmasına izin verilmektedir (Bomford, 2003).
Fiziksel: Longan meyve bahçelerine çok büyük zarar verdikleri için karkas asma, ağaçlara yansımalı nesneler asma kuşları uzak tutmak için alınmış bazı önlemlerdi. İşe yarar, önerilen diğer önlemler arasında; alanların etrafına papağanları uzak tutacak ağların gerilmesi, yuva yapımlarını engelleyici bazı caydırıcıların uygulanması yer almaktadır. Şu an yuva yapımlarının engellenmesi ve yakalanarak alandan çıkarılmalı uygulanabilen en fizibl çalışmadır (Newman vd., 2004).
Kimyasal: Güney Amerika’da Azodrin ve Carbofuran gibi organofosfor içeren pestisitlerin yuva girişine sıkıldığında bireyleri öldürdüğü tespit edilmiştir. Ancak bu tür metot hedef dışı türler için de riskli olabilmektedir (Spreyer ve Bucher, 1998).
Keşiş papağanın kontrol ve yönetiminin sağlanabilmesi için yuva alanlarının tahrip edilmesi ve türün yakalanması gibi entegre uygulamaların birlikte gerçekleştirilerek bir başarı elde edilmeye çalışılmalıdır.
"