| Alem | Şube | Sınıf | Takım | Aile | Cins / Tür |
|---|---|---|---|---|---|
| Animalia | Chordata | Aves | Anseriformes | Anatidae | Oxyura jamaicensis |
Karabaşlı dikkuyruk
Monotipiktir. Bazı kaynaklar 2 ya da 3 alttürü olduğunu belirtse de güncel kaynaklar alttür vermemektedir (Brua, 2020).
Erkek 37-43 cm, dişi 35-41 cm boyundadır. Dişi ortalama 550 gr, erkek ise ortalama 600 gr ağırlığındadır. Kanat açıklığı 460-470 mm uzunluğundadır. Kısa ve yuvarlak gövdeli, dik kuyruklu bir dalıcı ördektir. Boyun görünmez. Ergin erkeklerin gövde ve kanatlar pas kızılıdır. Tepe, ense ve boyun siyahtır. Yanaklar ve alın beyazdır. Kısa kuyruk siyahtır ve kuyruğu dik tutar. Açık mavi gagası belirgindir. Dişi kahverengimsi gri renklerdedir. Tepe ve ense koyu kahverengidir ve kirli beyaz yanakta, gagadan enseye uzanan koyu yanak çizgisi vardır. Dişide gaga rengi kahverengidir. Sazlık alanlar, göller, göletler, çeşitli su rezervleri, tatlısu ve acı göllerde bulunur. Kalkış ve iniş için gerekli su yüzeyine sahip sulak alanların hemen hemen hepsinde bulunabilir. Üreme zamanında yaklaşık olarak 0,4-4 hektar büyüklüğünde sazlık alanları tercih eder. Oxyura jamaicensis, nesli küresel ölçekte tehlike altında olan Dikkuyruk (Oxyura leucocephala) türü ile rekabet etmesi ve çiftleşerek hibritleşmesi ile Dikkuyruk türünü tehdit etmektedir. Esaret altındaki melezlerde, Karabaşlı dikkuyruk x Dikkuyruk melezlerinin ilk neslinin verimli döller oluşturabildiği tespit edilmiştir. Bu durum Dikkuyruk üzerindeki tehdidi daha da arttırmaktadır. Sukuşu koleksiyonu yapan kişiler ya da hayvanat bahçelerinden kaçma sonucu kazara salınmalar türün doğal alanı dışına giriş yoludur (Hudson, 1976). Karabaşlı dikkuyruk, sucul böcekler, crustaceler, zooplankton ve diğer omurgasızlar ile beslenmektedir. Çoğu çalışma, özellikle Chironomid larvaları ile beslendiğini göstermiştir. Az miktarda sucul bitkiler ve tohum da tüketir. Bitkisel besin arasında en fazla kaydedilen Ruppia occidentalis tohumlarıdır. Dalarak beslenirler. Yaklaşık 1,5 m derine dalmaktadır (Siegfried, 1973; Tome ve Wrubleski, 1988).
"Erkek 37-43 cm, dişi 35-41 cm boyundadır. Dişi ortalama 550 gr, erkek ise ortalama 600 gr ağırlığındadır. Kanat açıklığı 460-470 mm uzunluğundadır. Kısa ve yuvarlak gövdeli, dik kuyruklu bir dalıcı ördektir. Boyun görünmez. Ergin erkeklerin gövde ve kanatlar pas kızılıdır. Tepe, ense ve boyun siyahtır. Yanaklar ve alın beyazdır. Kısa kuyruk siyahtır ve kuyruğu dik tutar. Açık mavi gagası belirgindir. Dişi kahverengimsi gri renklerdedir. Tepe ve ense koyu kahverengidir ve kirli beyaz yanakta, gagadan enseye uzanan koyu yanak çizgisi vardır. Dişide gaga rengi kahverengidir.
Çok benzediği Dikkuyruktan daha küçük olması, gaga bombesi olmaması, yanak çizgisinin daha ince olması, tepe ve ensede daha fazla siyah olması ile ayrılır.
"
Sazlık alanlar, göller, göletler, çeşitli su rezervleri, tatlısu ve acı göllerde bulunur. Kalkış ve iniş için gerekli su yüzeyine sahip sulak alanların hemen hemen hepsinde bulunabilir. Üreme zamanında yaklaşık olarak 0,4-4 hektar büyüklüğünde sazlık alanları tercih eder. Normal olarak Kuzey Amerika, Karayipler ve Güney Amerika’da Ant Bölgesi’nde dağılım gösterir. Ancak istilacı olduğu Avrupa’da özellikle İngiltere, Fransa, Belçika ve Hollanda’da önemli sayıda popülasyon bulunmaktadır. Bu ülkelerden Fransa’da 2005 yılında eradikasyon başlamıştır ve bu ülkedeki dağılımı daha parçalı bir duruma gelmiştir. Diğer Avrupa ülkelerinde ise oldukça düşük sayılarda tespit edilmiştir (Hall, 2016). Türkiye’den çeşitli kayıtlar verilmiştir. Bazen hibrit olabileceği düşünülen gözlemler iletilmektedir. Ama bunlar “kesin kayıt” olarak değerlendirilemediği için hepsi kayda alınmamıştır. Büyükçekmece Gölü ve Uyuz Gölü gibi alanlardan büyük ihtimalle doğru olabileceği tartışılan Karabaşlı dikkuyruk ya da melez bireylere ait kayıtlar vardır (Kirwan vd., 2008; CABI, 2020).
Monogamdır. Eşleşme bir üreme mevsimi süresincedir. Diğer birçok ördeğin aksine, üreme alanlarına ulaştıktan kısa bir süre sonra eşleşme olur. Dişiler üreme alanına geldikten 3-5 hafta sonra yuvalar yapılır. Yuva yapımı genelde yumurta bırakma esnasında tamamlanır. Üreme mevsimi bölgesel farklılık gösterse de genelde Nisan – Ağustos aylarında üreme gerçekleştirilir. Kuluçka büyüklüğü 6-10 yumurta arasında değişir. Kuluçka süresi 23-26 gün olarak kaydedilmiştir. Çoğunlukla dişi olmak üzere her iki eşey de kuluçkaya yatar. Üreyen karabaşlı dikkuyruklarda kuluçka izi gözlenmez. Yavru yumurtadan çıktıktan bir gün sonra ebeveyn gözetiminde yuvadan ayrılabilir. Ebeveynler, yavru 20-30 günlükken yuvadan ayrılır. Yavrular da yumurtadan çıktıktan 50-55 gün sonra yuvadan tamamen ayrılabilir. Yaşam süreleri yaklaşık 13 olarak bildirilmiştir (Brua, 2020).
Göç dönemi Mart sonundan Mayıs sonuna ve Ağustos sonundan Kasım sonuna devam eder. Üremesi Mart ortasından Eylül başına kadardır. Tüy değişimi Ağustos ve Mart aylarındadır (Brua, 2020).
Karabaşlı dikkuyruk, sucul böcekler, crustaceler, zooplankton ve diğer omurgasızlar ile beslenmektedir. Çoğu çalışma, özellikle Chironomid larvaları ile beslendiğini göstermiştir. Az miktarda sucul bitkiler ve tohum da tüketir. Bitkisel besin arasında en fazla kaydedilen Ruppia occidentalis tohumlarıdır. Dalarak beslenirler. Yaklaşık 1,5 m derine dalmaktadır (Siegfried, 1973; Tome ve Wrubleski, 1988).
"Oxyura jamaicensis, nesli küresel ölçekte tehlike altında olan Dikkuyruk (Oxyura leucocephala) türü ile rekabet etmesi ve çiftleşerek hibritleşmesi ile Dikkuyruk türünü tehdit etmektedir. Esaret altındaki melezlerde, Karabaşlı dikkuyruk x Dikkuyruk melezlerinin ilk neslinin verimli döller oluşturabildiği tespit edilmiştir. Bu durum Dikkuyruk üzerindeki tehdidi daha da arttırmaktadır.
Oxyura jamaicensis, benzer alanlar paylaştığı Küçük batağan (Tachybaptus ruficollis) ve Karaboyunlu batağan (Podiceps nigricollis) gibi sukuşları ile agresif davranışları sonucunda rekabet halinde olduğu bilinmektedir. Biyoçeşitliliği önemli derece etkileyen bir tür olarak kabul edilmektedir (Hughes, 1996).
Karabaşlı Dikkuyruk türünün risk ve etki faktörleri:
İstilacılık:
- Doğal olarak bulunmadığı alanlarda istilacı olduğu tespit edilmiştir.
- Yerli popülasyonun geniş bir dağılımı vardır.
- Yerli popülasyon dağılım alanında boldur.
- Çok çeşitli besinleri tüketebilir.
- Oldukça hareketlidir.
- Uzun bir ömrü vardır.
- Sürücüldür.
Etki sonuçları:
- Gen havuzunda ve genotipte değişiklik.
- Nesli tehlike altında olan türleri tehdit etme/kaybına neden olma
- Yerli türleri tehdit etme/kaybına neden olma
Etki mekanizmaları:
- Hibritleşme.
Giriş ve kontrol olasılığı
- Zor ve maliyetli kontrol
"
"Türün yönetiminde yabancı türlerin kontrolü ve eradikasyonu ile ilgili AB sözleşmeleri referans alınmaktadır. Bu sözleşmeler:
EU Directive (79/409/EEC) on the Conservation of Wild Birds (Birds Directive)
EU Directive (92/43/EEC) on the Conservation of Natural Habitats and of Wild Fauna and Flora (Habitats Directive)
Convention on Biological Diversity (Biodiversity Convention)
Convention on the Conservation of European Wildlife and Natural Habitats (Bern Convention)
Convention on Migratory Species of Wild Animals (CMS)
African-Eurasian Migratory Waterbird Agreement (AEWA)
Convention on International Trade in Endangered Species of Wild Fauna and Flora (CITES)
2003 yılında Karabaşlı dikkuyruk CITES kapsamına alınmış ve ticareti sınırlandırılmıştır. Ayrıca CMS, AEWA ve AB sözleşmelerine “Karabaşlı dikkuyruğun yuva alanı ve besin kaynakları için bir rekabet olmadığı” maddesini ekleyerek “Karabaşlı dikkuyruğun 2015 yılında Avrupa’dan eradikasyonu sağlanacaktır” hedefini koymuştur. Avrupa’dan rapor edilen Karabaşlı dikkuyrukların bir kısmı vurulmuştur. Eradikasyonla ilgili olarak ciddi ilerlemeler kaydedilse de esaret altındaki türlerin durumu ile ilgili bir gelişme olmamıştır (Cranswick ve Hall, 2010).
"
"Sukuşu koleksiyonu yapan kişiler ya da hayvanat bahçelerinden kaçma sonucu kazara salınmalar türün doğal alanı dışına giriş yoludur (Hudson, 1976).
Normal dağılımı Kuzey Amerika olan bu tür Avrupa’da İngiltere’ye ilk olarak 1950’li yıllarda kişisel koleksiyon amacıyla getirilmiştir. 2002 yılında ise tür Avrupa’da iyice yayılarak 20’den fazla ülkeye dağılmış ve sayısını yaklaşık 6000’lere çıkarmıştır. Türkiye’de görüldüğü düşünülen bireyler bu ülkelerden gelen ziyaretçilerdir. Ülkemizde esaret altında, parklarda tutulan bir kuş değildir.
Türkiye’den çeşitli kayıtlar verilmiştir. Bazen hibrit olabileceği düşünülen gözlemler iletilmektedir. Ama bunlar “kesin kayıt” olarak değerlendirilemediği için hepsi kayda alınmamıştır. Büyükçekmece Gölü ve Uyuz Gölü gibi alanlardan büyük ihtimalle doğru olabileceği tartışılan Karabaşlı dikkuyruk ya da melez bireylere ait kayıtlar vardır (Kirwan vd., 2008; CABI, 2020). Bu kayıtlar BirdLife, IUCN, CABI, ISSG internet sayfalarında doğru kabul edilmiş ve türün dağılım gösterdiği ülkeler arasında Türkiye’de verilmiştir. Türün İspanya, Portekiz ve Fransa’da nesli küresel ölçekte tehlike altında olan Dikkuyruk (Oxyura leucocephala) ile hibrit oluşturduğu bilinmektedir. Bu nedenle şüpheli kayıtlar da dahil olmak üzere, türün görüldüğü her alandaki durumu, sayısı izlenmeye alınmalıdır.
"
Zaman zaman Türkiye’de şüpheli kayıtlar bildirilmektedir. Bu kayıtlara dair gözlemlerin iyi incelenmesi gerekir. Türün Türkiye’de uzun süreli gözlenmesi durumunda mutlaka izleme gerçekleştirilerek önlemler alınmalı ve türün eradikasyonu sağlanmalıdır.
"Oxyura jamaicensis, nesli küresel ölçekte tehlike altında olan Dikkuyruk (Oxyura leucocephala) türü ile rekabet etmesi ve çiftleşerek hibritleşmesi ile Dikkuyruk türünü tehdit etmektedir. Esaret altındaki melezlerde, Karabaşlı dikkuyruk x Dikkuyruk melezlerinin ilk neslinin verimli döller oluşturabildiği tespit edilmiştir. Bu durum Dikkuyruk üzerindeki tehdidi daha da arttırmaktadır.
Oxyura jamaicensis, benzer alanlar paylaştığı Küçük batağan (Tachybaptus ruficollis) ve Karaboyunlu batağan (Podiceps nigricollis) gibi sukuşları ile agresif davranışları sonucunda rekabet halinde olduğu bilinmektedir. Biyoçeşitliliği önemli derece etkileyen bir tür olarak kabul edilmektedir (Hughes, 1996).
Karabaşlı Dikkuyruk türünün risk ve etki faktörleri:
İstilacılık:
- Doğal olarak bulunmadığı alanlarda istilacı olduğu tespit edilmiştir.
- Yerli popülasyonun geniş bir dağılımı vardır.
- Yerli popülasyon dağılım alanında boldur.
- Çok çeşitli besinleri tüketebilir.
- Oldukça hareketlidir.
- Uzun bir ömrü vardır.
- Sürücüldür.
Etki sonuçları:
- Gen havuzunda ve genotipte değişiklik.
- Nesli tehlike altında olan türleri tehdit etme/kaybına neden olma
- Yerli türleri tehdit etme/kaybına neden olma
Etki mekanizmaları:
- Hibritleşme.
Giriş ve kontrol olasılığı
- Zor ve maliyetli kontrol
"
"Türün yönetiminde yabancı türlerin kontrolü ve eradikasyonu ile ilgili AB sözleşmeleri referans alınmaktadır. Bu sözleşmeler:
EU Directive (79/409/EEC) on the Conservation of Wild Birds (Birds Directive)
EU Directive (92/43/EEC) on the Conservation of Natural Habitats and of Wild Fauna and Flora (Habitats Directive)
Convention on Biological Diversity (Biodiversity Convention)
Convention on the Conservation of European Wildlife and Natural Habitats (Bern Convention)
Convention on Migratory Species of Wild Animals (CMS)
African-Eurasian Migratory Waterbird Agreement (AEWA)
Convention on International Trade in Endangered Species of Wild Fauna and Flora (CITES)
2003 yılında Karabaşlı dikkuyruk CITES kapsamına alınmış ve ticareti sınırlandırılmıştır. Ayrıca CMS, AEWA ve AB sözleşmelerine “Karabaşlı dikkuyruğun yuva alanı ve besin kaynakları için bir rekabet olmadığı” maddesini ekleyerek “Karabaşlı dikkuyruğun 2015 yılında Avrupa’dan eradikasyonu sağlanacaktır” hedefini koymuştur. Avrupa’dan rapor edilen Karabaşlı dikkuyrukların bir kısmı vurulmuştur. Eradikasyonla ilgili olarak ciddi ilerlemeler kaydedilse de esaret altındaki türlerin durumu ile ilgili bir gelişme olmamıştır (Cranswick ve Hall, 2010).
"