| Alem | Şube | Sınıf | Takım | Aile | Cins / Tür |
|---|---|---|---|---|---|
| Animalia | Mollusca | Bivalvia | Veneroida | Dreissenidae | Dreissena polymorpha |
Zebra Midyesi
-
D. polymorpa larvasının ilk oluştuğu dönemde kabukları saydamdır ve iç organlar görünebilir şekildedir. Ergin bireylerine bakıldığında ise karınsal bölümün çukur ya da yassı şekilde olduğu, kabuğun keskin açılı kenarlarında omurganın oluştuğu görülür (Koç, 2009). Midyenin yaşamını etkileyen başlıca çevresel etkenler; Suyun fiziksel ve kimyasal özellikleri (su sıcaklığı, pH, çözünmüş oksijen, kalsiyum düzeyi, tuzluluk), tutunma, yerleşme yerleri ve su hızının uygunluğudur (Neumann ve Jenner, 1992). Yeni habitatta başarılı olmak için, bir organizma mevsimsel uyum ve özgünleşmeler göstererek, yaşam şeklinde düzenlemeler yapmak zorundadır (Garton ve Haag, 1993). Doğal olmayan türlerin istilası dünya ekosistemi üzerine en yaygın ve zararlı antropojenik etkileri yapmıştır. Buna, Kuzey Amerika’nın göl ve nehirlerine dreissenidlerin gelişi bilinen bir örnektir (Zhu vd., 2006). Zebra midyeleri, güneydoğu Rusya'nın göllerinden orjinlenmiş ve su yolları boyunca yayılmıştır. Kuzeybatı Rusya, orta ve batı Avrupa, İskandinavya, İngiltere, İrlanda ve Kuzey Amerika'ya gemiler ile taşınmıştır. Dreissena türlerinin yayılış alanlarının genişlemesinde en önemli etkenin, deniz ulaşımı ve teknelerin sintine sularını bulaşık olmayan alanlara boşaltmaları olduğu kabul edilmektedir. Yayılışı sağlayan doğal ya da insan kaynaklı diğer etkenler, teknelerle taşınan su bitkileri, su akıntıları, göçmen su kuşları olarak kaydedilmektedir (ZMIS, 2001). Zebra midyesinin ana besinleri bitkisel ve hayvansal planktondur. Dreissena birincil olarak fitoplanktonu azaltır. İçinde bakteri, zebra midyesi veligeri, mikrozooplankton, protozoon olan diğer asılı maddeleri de su kolonundan süzerek alır. Zebra midyesinin üreme döngüsü Avrupa, Rusya ve Kuzey Amerika’da çok büyük değişiklikler göstermektedir. Bu değişiklikleri çevresel faktörlerle açıklamak yetersiz kalmaktadır. Farklı bölgelerde yaşayan bireyler; larva dönemlerini uzatıp kısaltarak, yumurtlama zamanını değiştirerek, farklı ortamlara uyum sağlamaktadırlar. Örneğin, yumurtanın döllenmesinden, genç midye oluşmasına kadar geçen süre, 8 günden, 240 güne kadar değişebilmektedir (Nichols, 1996; Koç, 2009).
"D. polymorpa larvasının ilk oluştuğu dönemde kabukları saydamdır ve iç organlar görünebilir şekildedir. Ergin bireylerine bakıldığında ise karınsal bölümün çukur ya da yassı şekilde olduğu, kabuğun keskin açılı kenarlarında omurganın oluştuğu görülür (Koç, 2009). Eğirdir Gölü’nde yapılan bir çalışmada ergin midye boyları ortalama 14,4 mm olarak kaydedilmiştir (Bayhan, 1996). Ergin midyelerin boylarının 6–45 mm arasında değiştiği ve ılıman kuşakta 2–3 yıl yaşadıkları kaydedilmektedir (ZMIS, 2001).
Yumurtaları: Zebra midyesinin yumurtaları küresel biçimli ve beyaz renklidir. Yumurtalar, ergin dişilerin su verme borucuğu aracılığıyla su içine bırakılmaktadır (Wang ve Denson, 1995).
D-Biçimli Larva: Kirpikli larva (trochophore)’nın başkalaşım geçirmesi sonucu oluşan, ilk özgürce yüzen larva dönemidir. Bu dönemde kabuk bezlerinden salgılanan salgılardan, D-biçimli kabuklar oluşmaktadır. Larvanın, kabuklarının bitiştiği menteşe bölümü düz, serbest yanları ise yuvarlaktır. Kabuklar saydam görünüşlü ve eş boyutlardadır (Altınyar vd., 2001).
Gagalı Larva: D-biçimli larvanın, kabuklarının renkli ve görülebilir duruma gelmesi, özellikle menteşe bölümüne yakın kesimin şişip genişleyerek gaga biçimini alması ve menteşe bölümünü örtmesi biçimindeki değişimler sonucu, gagalı larva oluşmaktadır. Gagalı larva tipik olarak 3 köşeli midye biçiminde değil, istiridye biçimindedir. Bu dönemde larva boyutları artmakta ve larvalar, kirpikli yüzme-beslenme organcığını (velum) kullanarak hareket etmekte ve beslenmektedir (Nichols ve Black, 1993).
Ayaklı Larva: Gagalı larva, ayak oluşması sonucu, ayaklı larva dönemine geçmektedir. Ayaklı larva hem kirpikli yüzme-beslenme organcığını (velum) hem de ayağını kullanarak bu dönem için tipik olan ve kendi çevresinde dönüp ilerleme biçiminde, dairesel hareketler yapmaktadır. Midyenin açık su ortamında özgür olarak bulunduğu son özgürce yüzen larva dönemidir. Ayaklı larva daha sonra, ayağı aracılığıyla tutunma ortamlarına tutunup, hareket ederek yerleşeceği yeri belirlemekte ve tutunma iplikçikleri aracılığıyla ortama yerleşmektedir (Nichols, 1996).
Tutunma Dönemi: Bu dönem büyük ölçüde balık yumurtalarına benzemekte, kirpikli yüzme-beslenme organcığı bulunmamaktadır. Canlı, daha ayaklı larva döneminde salgılanmaya başlanan ve ergin dönemdekilere göre daha uzun olan tutunma iplikçikleri ile tutunma yerine yerleşmiş olup ağız çevresinde dudaksı dokunaçlar bulunmaktadır (Altınyar vd., 2001).
Genç Midye Dönemi: Tutunma dönemindeki başkalaşım sonucunda midye, larva dönemleri için tipik olan istiridye benzeri biçimini değiştirerek, üç köşeli ya da midye biçimini almakta ve genç midye (juvenile) dönemine geçmektedir (Altınyar vd., 2001). Genç midyeler eşeysel olgunluğa eriştiklerinde ise ergin olarak adlandırılmaktadır. Boyları 8–9 mm’ye ulaşan genç midyelerin eşeysel olgunluğa ulaştıkları ve ergin döneme geçtikleri kabul edilmektedir (ZMIS, 2001).
Ergin Dönemi: Zebra midyesi ya da çizgili midyeler, adlarını kabukları üzerinde bulunan açık ve koyu renkli kuşaklardan almıştır. Canlının tür adı olan çok biçimli (polymorpha) sözcüğünün de yansıttığı gibi, kabuklar üzerinde bulunan kuşakların oluşturduğu desenler, hem renk ve hem de biçim açısından çok değişkendir. Kuşakların renkleri siyahtan kahverengiye kadar değişebilmekte, bazı bireylerde çok silik durumda iken, bazı bireylerde kabuk tümüyle açık kahverengiden, siyaha kadar değişebilmektedir (Altınyar vd., 2001).
Zebra midyesi erginlerinin tipik niteliği, Dreissenidae familyasının diğer türlerinde de olduğu gibi, taban bölümünden çıkan çok sayıdaki güçlü tutunma iplikçiklerinin bulunmasıdır. Bu tutunma şekilleri onlara çok değişik tutunma ortamlarında, diğer birçok midye türünün (Unionidae familyası türleri gibi) tersine tutunma ortamının içinde değil, üstünde yaşama olanağı sunmaktadır (Koç, 2009).
"
"Midyenin yaşamını etkileyen başlıca çevresel etkenler; Suyun fiziksel ve kimyasal özellikleri (su sıcaklığı, pH, çözünmüş oksijen, kalsiyum düzeyi, tuzluluk), tutunma, yerleşme yerleri ve su hızının uygunluğudur (Neumann ve Jenner, 1992).
Larvalar genç midye evresine geçmeye başladıklarında uygun bir yüzey ararlar ve dibe tutunurlar. “Bisus” denilen ve tutunmayı sağlayan lifler aracılığıyla sert yüzeylere yapışırlar. Bitkilere yapıştıkları da bilinir (Benson ve Raikow, 2007 ). Tutunma yoğunluğu m2’de yüzlerce bireyden milyonlarca bireye kadar değişen çeşitlilik gösterir (Neumann ve Jenner, 1992). Zebra midyesi yapıştıktan sonra yüzeyi aşındırmaya ve bütünlüğünü bozmaya başlar. 3–9 yıllık yaşamı boyunca yapıştığı yerde kalır. Tutunacak sert yüzey yoksa küme oluşturarak birbirleri üzerine tutunurlar. Aşırı alüvyonlu, dalgalı dönemlerde makroomurgasız üzerine tutundukları da olur (Benson ve Raikow, 2007; Koç, 2009).
Avrupa’daki bazı zebra midyesi popülasyonları nehir ağızlarında bulunmuştur. Buradaki devamlılıkları gelgit dalgalanmasına bağlanmıştır (Benson ve Raikow, 2007). Midyenin oksijensiz koşullara uyum sağlama yeteneği kısıtlıdır. Oksijensiz ortamda, 20 oC’de osmotik ve iyonik düzeni bozulmuş ortamda 24 saat canlı kalabilir. Bu nedenle zebra midyesinin yaşama alanı, ötrofik suların littoral bölgelerinde, termoklin tabakasının üzerinde sınırlı kalır (Neumann ve Jenner, 1992; Koç, 2009).
Dreissena, soğuk ve nemli ortamda birkaç gün su dışında canlı kalabilmektedir (Benson ve Raikow, 2007).
Zebra midyeleri, güneydoğu Rusya'nın göllerinden orjinlenmiş ve su yolları boyunca yayılmıştır. Kuzeybatı Rusya, orta ve batı Avrupa, İskandinavya, İngiltere, İrlanda ve Kuzey Amerika'ya gemiler ile taşınmıştır.
Türün doğal yayılış alanları: Kuzey Yarıkürede Karadeniz ve Hazar Denizi ile Aral Gölü havzaları ve bunlarla ilişkili haliçler, kıyısal sular, tatlı su gölleri, baraj gölleri ve ırmaklardır. D. polymorpha’nın Avrupa’ya yayılışının 18. yüzyıldan bu yana sürdüğü kaydedilmektedir. 18. yüzyılın sonları ile 19. yüzyılın başlarında kanal sisteminin yapılması nedeniyle Avrupa’nın tüm büyük drenaj alanlarına yayılmıştır (Benson ve Raikow, 2007; Koç, 2009).
D. polymorpha, İngiltere’de 1824’te belirlenmiş daha sonra Danimarka, İsveç, Finlandiya, İrlanda, İtalya ve Avrupa’nın diğer ülkelerine yayılmıştır (Altınyar vd., 2001).
Midye, Kuzey Amerika’da Büyük Göller Bölgesi’ndeki St. Clair Gölü’nde 1988’de bulunmuş, havzadaki tüm göllere ve Misisippi ırmağına girerek güneyde Misisippi Deltası’na ulaşmıştır (Altınyar vd., 2001).
Dreissena türlerinin Türkiye’de bulunuşu ile ilgili kayıtlar çok eski yıllara dayanmaktadır. Çanakkale’de Yapıldak mevkiinde neojen tabakaları içinde fosil olarak bulunması, yerli tür olduğunu kanıtlamaktadır (Geldiay ve Bilgin, 1973). Geldiay ve Bilgin (1973)’e göre, D. polymorpha’nın Türkiye’de bulunduğu yerler: Eğirdir, Kovada, Beyşehir ve Sapanca gölleridir. 1997 yılından bu yana Atatürk Barajı ve HES’te sorun yaratan midye türü de, D. polymorpha olarak tanımlanmıştır.
D. polymorpha’nın Türkiye’de belirlendiği yerler: Terkos, Sapanca, Akgöl, Taşkısığı, Acarlar, Poyrazlar, Eğirdir, Kovada, Beyşehir, Bafa Doğal Gölleri ile İkizcetepeler, Hirfanlı, Kesikköprü, Kapulukaya, Gazibey, Keban, Karakaya, Atatürk, Birecik, Karkamış, Gölköy, Seyhan, Çatalan, Aslantaş ve Derbent Baraj gölleri (Altınyar vd., 2001) ve Karacaören I ve II Baraj gölleridir (Gülle, 2005; Koç, 2009).
"
"Zebra midyesinin üreme döngüsü Avrupa, Rusya ve Kuzey Amerika’da çok büyük değişiklikler göstermektedir. Bu değişiklikleri çevresel faktörlerle açıklamak yetersiz kalmaktadır. Farklı bölgelerde yaşayan bireyler; larva dönemlerini uzatıp kısaltarak, yumurtlama zamanını değiştirerek, farklı ortamlara uyum sağlamaktadırlar. Örneğin, yumurtanın döllenmesinden, genç midye oluşmasına kadar geçen süre, 8 günden, 240 güne kadar değişebilmektedir (Nichols, 1996; Koç, 2009).
Dreissenidler ayrı eşeylidir ve döllenme su kolonunda gerçekleşir (Benson ve Raikow, 2007). Olgunlaşmamış bireylerde testis, iç organların kenarında, diğer dokulardan farklı siyah bir şerit şeklinde görülür. Spermatogenez oluşumu, ilkbaharın sonlarında görülür. Spermatozoa olgunlaşma oranı yazın yükselir. Haziran sonu, Ağustos ortasında testisler, olgunlaşmış spermatozoonlarla tamamen dolar. Ağustos ayının bitiminden sonra ise spermatozoon gözlenmez (Garton ve Haag, 1993; Koç, 2009).
Dişi midyelerde gametogenez, erkeklerdekine benzer bir şekilde gerçekleşir. İlkbahar başlangıcında olgunlaşmamış yumurtalar vardır. Foliküllerin ve yumurtaların gelişimi ilkbahar ve yaz boyunca sürer. Temmuz’un ortasında yumurtalık folikülleri yumurta ile dolar. Yumurtalar olgunlaşmış, serbest dizilmiş ve folikül taban zarına yapışmıştır. Yapılan çalışmalarda Ağustos’un bitiminden sonra toplanan örneklerdeki yumurtalıklarda yumurta bulunmadığı görülmüştür (Garton ve Haag, 1993; Koç, 2009).
Zebra midyesinin ortalama ömrünün 3–5 yıl olduğu tahmin edilmektedir. Bazı kural dışı durumlarda 10 yıllık midyeye rastlanmıştır. Kabuk uzunluğu 16 mm olan dişiler 0,5 milyon, 24 mm uzunluktaki dişiler ise 1,6 milyon yumurta üretebilir (Neumann ve Jenner, 1992).
Eğirdir Gölü’nde yapılan bir araştırmada, Nisan ayında 13 oC su sıcaklığında veliger larva tespit edilmiş, yapılan arazi çalışmalarında üremenin en yoğun Temmuz ve Ağustos aylarında olduğu sonucuna varılmıştır. Veliger larvası Ekim ayına kadar plankton örnekleri içinde görülmüştür. Eylül ayından başlayarak popülasyondaki olgun bireylerin birçoğunun öldüğü gözlenmiştir. Bu olayın üremenin bir sonucu olduğu düşünülmüştür. Ekim ve Kasım aylarında popülasyona genç bireyler hakim olmuştur (Bayhan, 1996).
"
"Bu türün planktonik gelişim evresi, su sıcaklığına ve besin miktarına bağlıdır. 3-5 hafta süren bu dönem sonunda büyüklük 220 μm’ye kadar ulaşır. (Neumann ve Jenner, 1992).
1. büyüklük sınıfı : 1,0–12,9 mm (0 yaş),
2. büyüklük sınıfı : 13,0–17,9 (1 yıllık ve daha büyük midyeler),
3. büyüklük sınıfı : 17,9 mm’den daha büyük (yaşlı midyeler) (Jantz ve Neumann 1998).
Kirpikli Larva Dönemi (Trochophore): Kirpikli larva (trochophore), midyenin suda özgürce yüzen dönemlerinin ilki olmakla birlikte, kabukları ile kirpikli yüzme-beslenme organcığının (velum) bulunmaması ve beslenmesinin yumurtadan sağlanan besinlere (yumurta sarısı) bağlı olması nedeniyle, özgürce yüzen larva (veliger) olarak nitelendirilmemektedir. Kirpikli larva, kirpikleri (cilia) aracılığıyla hareket etmektedir (Altınyar vd., 2001; Koç 2009).
Özgürce Yüzen Larva Dönemleri (Veliger Dönemleri): Özgürce yüzen larva (veliger) terimi, iki kabuklu (bivalv) midyelerin larva dönemleri için kullanılmaktadır. Kirpikli larva (trochophore)’dan temel farkı kirpikli yüzme-beslenme organcığının (velum) ve kabuklarının bulunmasıdır. Bu dönem de, yapısal niteliklerine göre: D-biçimli, gagalı ve ayaklı olmak üzere 3 ayrı döneme ayrılmaktadır. Veliger larvası tutunmadan önce 8–10 gün su kolonunda kalarak akıntıyla çok uzak mesafelere dağılır (Füreder ve Pöckl, 2007; Koç 2009).
Tutunma Dönemi: Tutunma dönemi, midyenin diğer yaşam dönemlerinden çok farklı olan, ayaklı larvaların başkalaşımı sonucu oluşan, küresel biçimli, beyaz renkli, çok sayıda tutunma iplikçiği ile ortama tutunmuş olarak bulunan dönemdir. Özgürce yüzen larvaların, yerleşik dönemlere geçişleri (plantigrade ve juvenile), su içinde bulunan doğal ve yapay sert yüzeylerde gerçekleşmektedir. Genç bireyler su taşıtlarına ya da balıkçılık donanımlarına tutunurlar. Veliger larvasının Kuzey Amerika’daki Illinois Nehri’nde fark edilmelerinden önce 306 km’den fazla yol kat ettiği tahmin edilmektedir. Nehirde 1 yılda tutunan toplam midye sayısı; 1,94–2,13.1014’tür (Füreder ve Pöckl, 2007; Koç 2009).
"
"Zebra midyesinin ana besinleri bitkisel ve hayvansal planktondur. Dreissena birincil olarak fitoplanktonu azaltır. İçinde bakteri, zebra midyesi veligeri, mikrozooplankton, protozoon olan diğer asılı maddeleri de su kolonundan süzerek alır. Veliger larva süzme işleminde sesil yetişkinler kadar etkili değildir. Bentik yetişkinlerin otlama oranı veliger larvadan 103 kat fazladır. Zebra midyesi, veliger ve rotifer gibi mikrozooplanktonu yutabilirken mezozooplanktonu yutamaz. Midyeler 1 μm’den küçük parçacıkları bile süzebilmesine karşın daha büyük tanecikleri süzer. Bu yüzden bakteriler en önemli yiyeceğidir. Çok küçük parçacıkları süzebildiği için diğer midyelerden ve istiridyelerden %90 oranında daha etkili süzücüdürler. Süzme oranı; midyenin büyüklüğü, fitoplankton bolluğu, sıcaklık ve askıdaki madde miktarı gibi faktörlere göre değişebilir (Benson ve Raikow, 2007; Koç, 2009).
Eğirdir Gölü’nde yapılan bir çalışmada midyelerin mide içeriğinde en çok bulunan alg türleri; Cocconeis pediculus, Cymbella affinis, Cymbella cymbiformis, Cymbella entricosa ve Rhoicosphenia curvata olarak kaydedilmiştir. Mide içeriğinde ayrıca; Amphora ovalis, Cocconeis placentula, Cymatopleura elliptica, Cymbella cistula, Denticula elegans, Denticula tenuis, Gomphonema intricatum, Gomphonema olivaceum, Gomphonema parvalum, Navicula ve Synedra ulna olarak belirlenmiştir (Bayhan, 1996).
Zebra midyesinin suyu süzerek beslenen bir canlı olduğu, küçük alg ve omurgasız hayvanlar, bakteriler, artık maddeler ve organik maddelerle beslendiği, midye tarafından yararlanılan besin maddelerinin boyutlarının 1–35 μ arasında değiştiği belirlenmiştir. Bulanıklığın midyelerin beslenmesini olumsuz yönde etkilediği bulanıklık arttıkça, süzme yeteneğinin azaldığı kaydedilmiştir (Claudi ve Mackie, 1994; ZMIS, 2001; Koç, 2009).
Zebra midyesi için, Nannochloropsis limnetica ve Cryptomonas erosa çoklu doymamış yağ asitleri (PUFA) içeren yüksek kaliteli besinlerdir. Scenedesmus obliquus ve Aphanothece sp. (cyanobacterium) gibi sınırlı oranda PUFA içeren organizmalar ise midyeler için düşük kaliteli besinlerdir (Wacker ve Elert, 2003).
"
"Yeni habitatta başarılı olmak için, bir organizma mevsimsel uyum ve özgünleşmeler göstererek, yaşam şeklinde düzenlemeler yapmak zorundadır (Garton ve Haag, 1993). Doğal olmayan türlerin istilası dünya ekosistemi üzerine en yaygın ve zararlı antropojenik etkileri yapmıştır. Buna, Kuzey Amerika’nın göl ve nehirlerine dreissenidlerin gelişi bilinen bir örnektir (Zhu vd., 2006).
Filtre Sistemlerindeki Tıkanmalar:
Dreissena’ya ait midyelerin, göllerde, alabalık yetiştiriciliği yapılan çiftliklerin kafes ağlarıyla bunlara bağlı halatlarda aşırı çoğaldıkları ve balıkçılar açısından ağların temizlenmesinde sorun oluşturdukları saptanmıştır (Öktener, 2004).
Fırat Havzasının alt havzasında bulunan Atatürk, Birecik ve Karkamış Baraj ve HES’nde zebra midyesi sorunları yaşanmaktadır.
• Barajlarda emme borusu kapama kirişleri şaft salmastrası filtresi, çöp ızgaralarına zarar vermektedir.
• İçme suyu tesislerindeki etkiler: su tesisatı, vana ve musluklar ile lojmanların su tesisatı, boru hatları, pompalar,
• Sulama suyu tesislerindeki etkiler: su alma yapıları, kapaklar,
• Su ürünleri üretim istasyonları ve balık çiftliklerindeki etkiler: çapalama sistemi, kafesler,
• Su ürünleri üzerindeki etkiler: Kerevit (Astacus leptodactylus) Potamogeton pectinatus, P. perfoliatus, Myriophyllum spicatum, Chara ve yengeçlere tutunabilirler (Altınyar vd., 2001, Koç, 2009).
Midyenin ABD ve Kanada’da; su iletim tesislerinde yol açtığı zararın yüz milyonlarca dolar, güç santrallerinde 1993–1999 döneminde neden olduğu zararın 3,2 milyar dolar, endüstri tesisleri ve iş yerlerinde neden olduğu yıllık zararın 5 milyar dolar, güç istasyonlarına verdiği yıllık zararın ise, her istasyon için 375.000 dolar olduğu bildirilmiştir (Altınyar vd., 2001).
Su Taşıtlarında Fouling:
Kirlenme, tarama makineleri ve ticari amaçlı teknelerin işletilmesini engellemektedir. Tekne motorlarının soğutma sistemlerine yerleşerek motorda aşırı ısınma ve hasarlara yol açmaktadır. Ulaşım şamandıralarında yoğun kirlenmeler ortaya çıkmakta ve bir çoğu kullanılamaz duruma gelmektedir (Altınyar vd., 2001; Koç, 2009).
Besin Zincirinde Kırılma:
İstilanın ardından büyük popülasyonlar oluşturan zebra midyesi, fitoplankton biyomasında önemli azalmalara neden olur. Zebra midyesi Erie Gölü’nü istila ettiği yıl içinde Diatom bolluğunda %82 azalmaya, bulanıklık ve secchi diski görünürlüğünde %100 değişime yol açmıştır. Alg bolluğunda %90 azalmaya neden olmuştur. Saginaw körfezindeki örnekleme istasyonunda yapılan ölçümlerde, klorofil-a’nın %60 azaldığı görülmüştür. Hudson Nehri’nde zebra midyesi istilasını takiben fitoplankton biyoması %85 azalmıştır (Benson ve Raikow, 2007; Koç, 2009).
Bulanıklık azalmasının sebep olduğu ışık geçirgenliğindeki artış, sucul makrofitlerin gelişimini olumlu etkilemektedir. Işık geçirgenliği arttıkça, su sıcaklığı da artacaktır. Fitoplankton azalması çözünmüş oksijen derişiminin azalmasına sebep olur. Neticede makrofitler bu açığı kapatırlar çünkü onlar da birer çözünmüş oksijen kaynağıdır. Ancak fitoplankton biyomasındaki azalma ile makrofit çoğalması arasındaki zaman periyodunda boşluk olacaktır. Çözünmüş oksijenin UV-B ışığını süzücü etkisi ortadan kalktığı için süzülen ışık su kolonunda daha derinlere ulaşacaktır. Great Gölü, Hudson Nehri ve Missisipi Nehri’nde zebra midyesi istilasından sonra doğal midye popülasyonları büyük ölçüde azalmıştır (Benson ve Raikow, 2007; Koç, 2009).
Besin zincirindeki değişim balıkları da etkileyecektir. Yarışmanın artması, zooplankton biyomasında indirgenmeye, bu da planktivor balık biyomasında azalmaya neden olacaktır. Mikrozooplanktonla beslenen balık larvaları, zebra midyesi istilasının olumsuz etkilerine daha çok maruz kalacaktır. Bentikten beslenen balıklar, planktivor balıkların tersine bundan yararlanabilir. Pelajik beslenen balıkların beslenme şeklinde değişiklik görülebilir. Ayrıca makrofit çoğalması, balıkların habitatını değiştirebilir. Deneyler göstermiştir ki, zebra midyesi, besin zinciri etkileşimleri nedeniyle, balık larvalarının gelişimini olumsuz yönde etkilemektedir (Benson ve Raikow, 2007; Koç, 2009).
Karatayev vd. (2003)’ne göre, zebra midyesi istilası, dipten beslenen balık popülasyonlarında artışa sebep olmuştur. Altınyar vd. (2001)’de zebra midyesinin dip balık türlerinde sayıca ve miktarca artışa neden olduğunu belirtmiştir. Bu özellik türün ekonomik yararlarından birisidir.
Zebra midyesi istiridyeye yapışarak kapakçığının çalışmasını engelleme, sifonuna bastırma, besinine ortak olma, hareketini kısıtlama ve metabolik artıklarını üzerine boşaltma şeklinde olumsuz etkilerle konakçıyı yokeder. Günümüzde St. Clair Gölü’nde istiridyelerin tümden ortadan kalktığı bildirilmiştir (Benson ve Raikow, 2007). Great Gölü bölgesinde, bilinen pek çok kuş türü, zebra midyesinin predatörü olarak görülmektedir. Bu predatörler için yeni bir besin kaynağı olmasına karşın, toksinleri artırmasıyla balık ve kuşları olumsuz etkilemesi de olasıdır. Bazı araştırıcılar zebra midyesinin olumsuz etkilerini oldukça kötü yorumlamaktadır. Örneğin; zebra midyesi girdiği ortamda bentik ve pelajik besin zincirini bozacak, bulanıklığı değiştirecek, baskın fitoplankton ve zooplankton türlerini değiştirecek ve sonunda dengeleri tümden bozacaktır (Benson ve Raikow, 2007; Koç, 2009).
"
"Tutunmayı Engelleyici Boyalarla Boyamalar: Çinko ya da bakır içeren boya ya da kaplamalar zebra midyesinin tutunmasını engeller. Ekolojik açıdan çok zorunlu durumlar dışında, uygulanmaması gerektiği bildirilmektedir (ZMIS, 2001; Koç, 2009).
Mekaniksel Süzme: Göz açıklığı 40 μ olan süzgeçlerle yapılacak aşırı süzme, akışı sınırlı olan soğutma sistemlerinde uygulanabilir bir yöntem olabilmektedir (Bobat vd., 2002; Koç, 2009).
Mekaniksel Temizlik: Zebra midyesinin tel fırçalar, kazıyıcılar ya da diğer fiziksel yöntemlerle etkili bir biçimde mekaniksel olarak uzaklaştırılmasının mümkün olduğu yapılan çalışmalarda bildirilmiştir (ZMIS, 2001; Koç, 2009).
Yüksek Basınçlı Su Püskürtülerek Temizleme: Bu yöntem suyu boşaltılmış çevrelerde, etkili olarak kullanılabilir. Temizlik sonucunda, temizlenen midyelerin bulundukları yerden uzaklaştırılması gerekir (Altınyar, vd., 2001; Koç, 2009).
Aşırı Derecede Düşük Frekanslı Elektromagnetizm (ELF- EM): Aşırı derecede düşük frekanslı elektromagnetizmin (ELF-EM), canlılar üzerindeki etkisi konusunda yapılan çalışmalarda, yöntemin hücre ve dokularda kalsiyumun da dahil olduğu iyonların bağlanmasını ve taşınmasını etkilediği saptanmıştır (Altınyar, vd., 2001; Koç, 2009).
Isı Uygulamaları: Midyelerin, -10 oC'de 4 saat kalmaları durumunda, küme biçimindekiler de dahil, tümünün öldüğü kaydedilmektedir (Altınyar, vd., 2001; Koç, 2009).
Dondurma ya da Kurutma: Zebra midyesi ile kışın gerçekleşecek su düzeyi düşmeleri sonucunda, donma noktasının altındaki hava sıcaklıklarına maruz bırakılarak, etkili bir biçimde savaşım sağlanabilir (Altınyar, vd., 2001; Koç, 2009).
Yüksek Hızlı Akışlar: Su akış hızının 1,5 m/s’den yüksek olması midyelerin tutunmasını engellemektedir (Altınyar, vd., 2001; Koç, 2009).
"
"Dreissena türlerinin yayılış alanlarının genişlemesinde en önemli etkenin, deniz ulaşımı ve teknelerin sintine sularını bulaşık olmayan alanlara boşaltmaları olduğu kabul edilmektedir. Yayılışı sağlayan doğal ya da insan kaynaklı diğer etkenler, teknelerle taşınan su bitkileri, su akıntıları, göçmen su kuşları olarak kaydedilmektedir (ZMIS, 2001).
Karadeniz’in kuzey kıyılarından ticari bir kargo gemisinin getirdiği çakıl taşı, Kuzey Amerika’ya zebra midyesini getiren taşıyıcı görevi yapmıştır. Larva evresindeki pasif göç hareketi ile geniş bir drenaj alanına yayılmıştır. Dreissena, soğuk ve nemli ortamda birkaç gün su dışında canlı kalabilmektedir (Benson ve Raikow, 2007).
"
"Zebra midyesinin lokal olarak hızlı yayılmasının en önemli nedeni, dişilerinin bir üreme sezonunda 1 milyon yumurta üretebilmesidir. Ayrıca; larva evresi boyunca planktonda olması ve su kolonunda asılı kaldığı birkaç hafta içinde akıntıyla 300 km’den fazla yer değiştirebilmesidir. Diğer bir nedeni de; çok çeşitli sertayüzeylere, tutunma iplikçikleri ile yapışması ve biyomasının m2’de 10 kg’ı aşabilmesidir (Astanei vd., 2005). Zebra midyesinin doğal düşmanları ile ilgili bilgiler aşağıda verilmiştir:
Avcılar: Zebra midyesi ile beslenen balıklardan bazıları Esox lucius (Turna), Barbus capito pectoralis (Bıyıklı balık), Tinca tinca (Kadife), Stizostedion lucioperca (Sudak), Oncorhynchus mykiss (Gökkuşağıalabalığı), Carasobarbus luteus (Pullu sazan), Atherina boyeri (Gümüş balığı), Cyprinus carpio (Sazan)’dır (Altınyar vd., 2001). Zebra midyesi su kuşları için de değerli bir besin kaynağı oluşturmaktadır. Zebra midyesinin yerleştiği sucul alanlarda su kuşları topluluklarının arttığı; bunun yanında su kuşlarının yayılış alanları, kışlama yer ve süreleri, göç zamanları ve yollarında değişiklikler olduğu kaydedilmektedir (Altınyar vd., 2001). Zebra midyesi predatörü olarak bilinen kuşlara; Fulica atra (Sakar meke), Aythya fuligula (tepeli ördek), A. ferina (elmabaş ördek) örnek verilebilir (Burla ve Ribi, 1988). Midyenin farklı sınıflarda bulunan, Avrasya ve Kuzey Amerika’da belirlenmiş olan 10 avcısından ilk belirlemelere göre ülkemizde Kerevit (Astacus leptodactylus); Yengeç (Kesikköprü’ den alınan örneğin tanısı yapılamadı) ve Su sıçanı (Rattus norvegicus) olmak üzere 3 türü bulunmaktadır (Altınyar vd., 2001; Koç, 2009).
Asalaklar: Zebra midyesi, sudak balığında parazit olan Bucephalus polymorphus’un 1. ara konakçısıdır (Yıldırım, vd., 1996). Kesikköprü Baraj Gölü’nde yaşayan ergin ve genç midyelerde yapılan araştırmalarda, midyenin manto boşluğunda Aspidisca sp, Spirostomum sp, Pinnularia nobilis, Capsellira sp, Difflugia sp., ve Chromadora canadensi asalak organizmalar olarak belirlenmiştir (Elibol vd., 2003). Pseudomonas fluorescens zebra midyesinin sindirim sistemini tahrip etmektedir (Gu ve Mitchell, 2002).
Çekişici Canlılar: Çekişici canlılar, yerleşme yerleri ile besin maddeleri ve oksijen açısından midye ile çekişerek, onların gelişimini engelleyen ya da ölümüne neden olan, canlılar olarak tanımlanmaktadır. Avrasya’da saptanan, çekişici sünger cinslerinden Spongilla’nın, Spongilla lacustris (L.) türü, Kesikköprü Baraj Gölü’nde de saptanmıştır (Elibol vd., 2003).
"
"Yeni habitatta başarılı olmak için, bir organizma mevsimsel uyum ve özgünleşmeler göstererek, yaşam şeklinde düzenlemeler yapmak zorundadır (Garton ve Haag, 1993). Doğal olmayan türlerin istilası dünya ekosistemi üzerine en yaygın ve zararlı antropojenik etkileri yapmıştır. Buna, Kuzey Amerika’nın göl ve nehirlerine dreissenidlerin gelişi bilinen bir örnektir (Zhu vd., 2006).
Filtre Sistemlerindeki Tıkanmalar:
Dreissena’ya ait midyelerin, göllerde, alabalık yetiştiriciliği yapılan çiftliklerin kafes ağlarıyla bunlara bağlı halatlarda aşırı çoğaldıkları ve balıkçılar açısından ağların temizlenmesinde sorun oluşturdukları saptanmıştır (Öktener, 2004).
Fırat Havzasının alt havzasında bulunan Atatürk, Birecik ve Karkamış Baraj ve HES’nde zebra midyesi sorunları yaşanmaktadır.
• Barajlarda emme borusu kapama kirişleri şaft salmastrası filtresi, çöp ızgaralarına zarar vermektedir.
• İçme suyu tesislerindeki etkiler: su tesisatı, vana ve musluklar ile lojmanların su tesisatı, boru hatları, pompalar,
• Sulama suyu tesislerindeki etkiler: su alma yapıları, kapaklar,
• Su ürünleri üretim istasyonları ve balık çiftliklerindeki etkiler: çapalama sistemi, kafesler,
• Su ürünleri üzerindeki etkiler: Kerevit (Astacus leptodactylus) Potamogeton pectinatus, P. perfoliatus, Myriophyllum spicatum, Chara ve yengeçlere tutunabilirler (Altınyar vd., 2001, Koç, 2009).
Midyenin ABD ve Kanada’da; su iletim tesislerinde yol açtığı zararın yüz milyonlarca dolar, güç santrallerinde 1993–1999 döneminde neden olduğu zararın 3,2 milyar dolar, endüstri tesisleri ve iş yerlerinde neden olduğu yıllık zararın 5 milyar dolar, güç istasyonlarına verdiği yıllık zararın ise, her istasyon için 375.000 dolar olduğu bildirilmiştir (Altınyar vd., 2001).
Su Taşıtlarında Fouling:
Kirlenme, tarama makineleri ve ticari amaçlı teknelerin işletilmesini engellemektedir. Tekne motorlarının soğutma sistemlerine yerleşerek motorda aşırı ısınma ve hasarlara yol açmaktadır. Ulaşım şamandıralarında yoğun kirlenmeler ortaya çıkmakta ve bir çoğu kullanılamaz duruma gelmektedir (Altınyar vd., 2001; Koç, 2009).
Besin Zincirinde Kırılma:
İstilanın ardından büyük popülasyonlar oluşturan zebra midyesi, fitoplankton biyomasında önemli azalmalara neden olur. Zebra midyesi Erie Gölü’nü istila ettiği yıl içinde Diatom bolluğunda %82 azalmaya, bulanıklık ve secchi diski görünürlüğünde %100 değişime yol açmıştır. Alg bolluğunda %90 azalmaya neden olmuştur. Saginaw körfezindeki örnekleme istasyonunda yapılan ölçümlerde, klorofil-a’nın %60 azaldığı görülmüştür. Hudson Nehri’nde zebra midyesi istilasını takiben fitoplankton biyoması %85 azalmıştır (Benson ve Raikow, 2007; Koç, 2009).
Bulanıklık azalmasının sebep olduğu ışık geçirgenliğindeki artış, sucul makrofitlerin gelişimini olumlu etkilemektedir. Işık geçirgenliği arttıkça, su sıcaklığı da artacaktır. Fitoplankton azalması çözünmüş oksijen derişiminin azalmasına sebep olur. Neticede makrofitler bu açığı kapatırlar çünkü onlar da birer çözünmüş oksijen kaynağıdır. Ancak fitoplankton biyomasındaki azalma ile makrofit çoğalması arasındaki zaman periyodunda boşluk olacaktır. Çözünmüş oksijenin UV-B ışığını süzücü etkisi ortadan kalktığı için süzülen ışık su kolonunda daha derinlere ulaşacaktır. Great Gölü, Hudson Nehri ve Missisipi Nehri’nde zebra midyesi istilasından sonra doğal midye popülasyonları büyük ölçüde azalmıştır (Benson ve Raikow, 2007; Koç, 2009).
Besin zincirindeki değişim balıkları da etkileyecektir. Yarışmanın artması, zooplankton biyomasında indirgenmeye, bu da planktivor balık biyomasında azalmaya neden olacaktır. Mikrozooplanktonla beslenen balık larvaları, zebra midyesi istilasının olumsuz etkilerine daha çok maruz kalacaktır. Bentikten beslenen balıklar, planktivor balıkların tersine bundan yararlanabilir. Pelajik beslenen balıkların beslenme şeklinde değişiklik görülebilir. Ayrıca makrofit çoğalması, balıkların habitatını değiştirebilir. Deneyler göstermiştir ki, zebra midyesi, besin zinciri etkileşimleri nedeniyle, balık larvalarının gelişimini olumsuz yönde etkilemektedir (Benson ve Raikow, 2007; Koç, 2009).
Karatayev vd. (2003)’ne göre, zebra midyesi istilası, dipten beslenen balık popülasyonlarında artışa sebep olmuştur. Altınyar vd. (2001)’de zebra midyesinin dip balık türlerinde sayıca ve miktarca artışa neden olduğunu belirtmiştir. Bu özellik türün ekonomik yararlarından birisidir.
Zebra midyesi istiridyeye yapışarak kapakçığının çalışmasını engelleme, sifonuna bastırma, besinine ortak olma, hareketini kısıtlama ve metabolik artıklarını üzerine boşaltma şeklinde olumsuz etkilerle konakçıyı yokeder. Günümüzde St. Clair Gölü’nde istiridyelerin tümden ortadan kalktığı bildirilmiştir (Benson ve Raikow, 2007). Great Gölü bölgesinde, bilinen pek çok kuş türü, zebra midyesinin predatörü olarak görülmektedir. Bu predatörler için yeni bir besin kaynağı olmasına karşın, toksinleri artırmasıyla balık ve kuşları olumsuz etkilemesi de olasıdır. Bazı araştırıcılar zebra midyesinin olumsuz etkilerini oldukça kötü yorumlamaktadır. Örneğin; zebra midyesi girdiği ortamda bentik ve pelajik besin zincirini bozacak, bulanıklığı değiştirecek, baskın fitoplankton ve zooplankton türlerini değiştirecek ve sonunda dengeleri tümden bozacaktır (Benson ve Raikow, 2007; Koç, 2009).
"
"Tutunmayı Engelleyici Boyalarla Boyamalar: Çinko ya da bakır içeren boya ya da kaplamalar zebra midyesinin tutunmasını engeller. Ekolojik açıdan çok zorunlu durumlar dışında, uygulanmaması gerektiği bildirilmektedir (ZMIS, 2001; Koç, 2009).
Mekaniksel Süzme: Göz açıklığı 40 μ olan süzgeçlerle yapılacak aşırı süzme, akışı sınırlı olan soğutma sistemlerinde uygulanabilir bir yöntem olabilmektedir (Bobat vd., 2002; Koç, 2009).
Mekaniksel Temizlik: Zebra midyesinin tel fırçalar, kazıyıcılar ya da diğer fiziksel yöntemlerle etkili bir biçimde mekaniksel olarak uzaklaştırılmasının mümkün olduğu yapılan çalışmalarda bildirilmiştir (ZMIS, 2001; Koç, 2009).
Yüksek Basınçlı Su Püskürtülerek Temizleme: Bu yöntem suyu boşaltılmış çevrelerde, etkili olarak kullanılabilir. Temizlik sonucunda, temizlenen midyelerin bulundukları yerden uzaklaştırılması gerekir (Altınyar, vd., 2001; Koç, 2009).
Aşırı Derecede Düşük Frekanslı Elektromagnetizm (ELF- EM): Aşırı derecede düşük frekanslı elektromagnetizmin (ELF-EM), canlılar üzerindeki etkisi konusunda yapılan çalışmalarda, yöntemin hücre ve dokularda kalsiyumun da dahil olduğu iyonların bağlanmasını ve taşınmasını etkilediği saptanmıştır (Altınyar, vd., 2001; Koç, 2009).
Isı Uygulamaları: Midyelerin, -10 oC'de 4 saat kalmaları durumunda, küme biçimindekiler de dahil, tümünün öldüğü kaydedilmektedir (Altınyar, vd., 2001; Koç, 2009).
Dondurma ya da Kurutma: Zebra midyesi ile kışın gerçekleşecek su düzeyi düşmeleri sonucunda, donma noktasının altındaki hava sıcaklıklarına maruz bırakılarak, etkili bir biçimde savaşım sağlanabilir (Altınyar, vd., 2001; Koç, 2009).
Yüksek Hızlı Akışlar: Su akış hızının 1,5 m/s’den yüksek olması midyelerin tutunmasını engellemektedir (Altınyar, vd., 2001; Koç, 2009).
"